UA-113875625-1

Gadîr-i Hum Bağlamında Tarihi Yeniden Yazmak

Gadîr-i Hum Bağlamında Tarihi Yeniden Yazmak

 Tarihte hayatın her yönüyle ilgili sayısız olay meydana gelmiştir. Rutin, sıradan, benzerlerden farklılık oluşturmayan hatta çoğu zaman dikkat dâhi çekmeyen bu olaylardan bazıları, benzerlerden bir adım öne çıkmayı başarmış, kimileri de farklı kimlik ve statü kazanmıştır. Sıradan olayların öne çıkmasında, farklı nitelikler elde etmesinde, diğer bir deyişle tarihî bir olgu dönüşmesinde siyasî, sosyal ve dinî sebepler etken olduğu gibi kişisel arzu ve beklentiler hatta rastlantılar da etkili olmaktadır.

       Olayların bir/çok kimliğe bürünmesinde tarihçilerin rolü göz ardı edilmemelidir. Çünkü tarihçi, Keith Jenkins’in ifadesiyle “Geçmiş benim yorumuma itaat ediyor” konumunda olan kişidir. Diğer bir ifadeyle tarihçi, veri ile arasında bağ kurarak geçmişi okuyabilme çabası göstermekte, tarihsel verilere dayanarak bir bilgi üretme, geçmişi inşâ etme gayreti içerisindedir. Tarih ve tarihçi arasındaki bu ilişkiyi Friedrich von Schiller, “Târih benim hayalimin sade bir ambarıdır ve konular birbiriyle uyum sağlamak ve sahip olmak istediğim şeye dönüşmek zorundadırlar” olarak açıklamaktadır. Dolayısıyla tarih, sahip olduğu iç dinamikler ve tarihçilere sunmuş olduğu imkânlar ile geçmişi yeniden okuma imkânı vermektedir.

       Gadîr-i Hum Olayı, Siyer ve İslâm Tarihi alanlarında bu niteliğe ve konuma sahip olaylardan sadece biridir. Rivâyete göre, Hz. Peygamber H. 10 yılında –daha sonra Vedâ Haccı olarak meşhur olan– hac vazifesini yerine getirmek için Müslümanlarla birlikte Mekke’ye doğru yola çıktı. Hz. Peygamber’e tarafından Yemen bölgesine gönderilen Hz. Ali, Mekke’de o’na yetişti. Ancak Hz. Ali’nin Yemen’e yapmış olduğu bu sefer esnasında askerler ile arasında bir takım problemler yaşanmıştı. Haccın ifasından sonra da Hz. Ali’ye yönelik şikâyetlerin devam etmesi ve tartışmaların büyümesi üzerine Hz. Peygamber hac dönüşünde Mekke ile Medine arasındaki Cuhfe mevkiine birkaç kilometre uzaklıktaki Gadîr-i Hum bölgesinde konakladı ve burada müslümanlara bir konuşma yapmıştır. Olay, esasen Hz. Peygamber’in bir sahabîye yönelik haksız gördüğü eleştiri ve suçlamaları önleme çabasından ibaretken sonradan başka şekillerde okunmuştur.

       Hz. Peygamber dönemine baktığımızda sahabîler arasında meydana gelen bu olayla eş konumda olan pek çok hâdise bulmamız mümkündür. Ancak Gadîr-i Hum Olayı bunlar arasından çeşitli sâiklerle sıyrılarak farklı bir kimliğe bürünmüş, sıradan tarihî bir olayken siyasî ve dinî bir vasıf kazanmıştır. Şia, bu hâdiseyi kendi imâmet doktrini için bir fırsat haline dönüştürerek, rivâyetler üzerinde oynama yapmış, çıkarma ve eklemelerle olayı Hz. Ali’nin imâmete en layık konumda olan şahıs olduğu tezine kendilerince güçlü bir dayanak haline getirmiştir. Nitekim Şia’ya göre Hz. Peygamber burada yapmış olduğu konuşmasında Hz. Ali’nin velâyetini ilân etmiş ve orada bulunan bütün Müslümanlardan biat almıştır.

       Kuşkusuz bu hâdise, Hz. Peygamber döneminde yaşanan ve başka mecralara çekilerek algılara dayanak yapılan hâdiselerden yalnızca biridir. Bu dönemde vukû’ bulan olaylar zaman zaman siyasî, dinî ve ideolojik arzu ve amaçlar uğruna bağlamından kopartılarak anlaşılmaya, mahiyeti tevil edilmeye çalışılmaktadır. Söz konusu durum tarihî olguların kendi akış çizgisinden kaymasına, dolayısıyla olguların anlaşılmasında tarihî zeminin tekrardan oluşturulması gerekliliğini doğurmaktadır. Böylece olaylar, yeniden oluşturan zeminde farklı anlamlar kazanmaktadır. 

04/05/2018

 

 

Popüler Siyer Yazıcılığının ilk örneği Siyer Yıllığı I okurlarıyla buluşuyor
Ülkemiz Siyer yayınlarına ilk kez popüler tarzda kaleme alınmış bir Siyer kitabı eklendi. Yazar kadrosunun tamamı akademisyenlerden oluşan Siyer Yıllığı,...
Hicret, Endülüs Siyer Kitaplığından çıktı
Doç. Dr. Cahit Külekçi’nin kaleme aldığı Hicret, okuyucusuyla buluştu. Mekke’den Medine’ye hicreti tüm yönleriyle ele alan çalışma Siyer Kitaplığının on sekizinci...
Siyer Tasarımı üçüncü baskısıyla raflarda
Prof. Dr. Şaban Öz’ün, geçmişten günümüze Hz. Peygamber’i anlam çabasını ele aldığı çalışması Siyer Tasarımı yepyeni bir dizgi ve kapak tasarımıyla...
Bayramımız mübarek olsun
  Siyer Araştırmaları Topluluğu olarak Kurban Bayramımızı kutluyor, İslam alemi için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Facebook Twitter WhatsApp Google+
ABD’nin ülkemize yönelik saldırısını kınıyoruz
15 Temmuz darbe kalkışmasının bir numaralı sanığı FETÖ elebaşısı başta olmak üzere ülkemizin yakalama ve tutuklama kararı çıkardığı suçluları iade...
Siyer İnşa Projesinin ilk kitabı tamamlandı
Siyer Araştırmaları Topluluğunun önemli projelerinden olan ilk Siyer kaynaklarının inşa edilmesine yönelik ilk adım, Asım b. Ömer b. Katade’nin Risalesi’nin...
III. Siyer Tez Değerlendirme Toplantısı başvuru süreci başlıyor
Siyer Tez Değerlendirme Toplantılarının üçüncüsü   bu yıl Kahramanmaraş’ta düzenlenecek.  İlk iki toplantıda sadece Siyer ve İslam Tarihi disiplinlerinden başvuru alınırken...
Prof. Dr. Şaban Öz ve Dr. Feyza Betül Köse’nin yeni makaleleri sitemize eklenmiştir.
Prof. Dr. Şaban Öz’ün  FETÖ’nün Peygamber Tasavvuru ve Siyer İstismarı; Dr. Öğr. Üyesi Feyza Betül Köse’nin İlk Medine Şehir Tarihçisi...
Siyer Araştırmaları Dergisinin 4. sayısı yayımlandı
  Siyer alanında akademik ve hakemli bir dergi olarak yayın hayatını sürdüren Siyer Araştırmaları Dergisinin dördüncü sayısı çıktı.  Ocak-Haziran ve...
Doç. Dr. Cafer Acar’ı tebrik ediyoruz.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İslami İlimler Fakültesinde görev yapmakta olan ve Siyer ve İslam Tarihi alanlarında çalışmalarını sürdüren Yard. Doç....
Doç. Dr. Mahmut Kelpetin’i tebrik ediyoruz.
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde görev yapmakta olan ve Siyer ve İslam Tarihi alanlarında çalışmalarını sürdüren Yard. Doç. Dr. Mahmut Kelpetin...
Büyük İslâm âlimi Fuat Sezgin vefat etti
Çağdaş büyük İslâm âlimi Prof. Dr. Fuat Sezgin, bu sabah vefat etti. Sezgin Hoca, gerçekleştirdiği eşsiz çalışmalarla alanı olan İslâm Bilim...
Prof. Dr. Şaban Öz’ü tebrik ediyoruz
Siyer Araştırmaları Topluluğunun kurucusu, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Şaban Öz Hocamız, 28/06/2018 tarihi itibariyle aynı fakültenin...
İki yıl süren İlahiyat Öğrencilerinin Hz. Peygamber Algısı Araştırması sonuçlandı
İlahiyat fakültelerinde öğrenim görmekte olan öğencilerin zihinlerindeki Hz. Peygamber algısı, Resulullah’ın günümüz İlahiyat gençliği tarafından nasıl anlaşıldığı, çevrenin öğrencilerin zihin...
Lanetliyoruz
Kudüs’ün özgür Filistin Devletinin siyonistler tarafından işgal edilmiş başkenti olduğunu ve bir gün mutlaka hak ettiği özgürlüğe kavuşacağına olan inancımızı...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ