UA-113875625-1

Hatemu’l-Enbiya

“Tarih, tam manasıyla bir kimya laboratuarı olabilir mi? Herhalükârda, maziyi tenkit ve tahlil edecek bir tarihçi, eğer bu unvana layık olmak istiyor ve siyasî bir amaca hizmet gayesinde bulunmuyorsa, hakikati görecek yüksek bir mahalle çıkmalıdır. Tarih, gerçeği keşfetmek için yazılır. Yoksa sadece geçmiştekileri kutsamak için kaleme alınmaz. Bugün bir maksadın hâsıl olması için çabalayan kişi, büyük bir iktidar sahibi olsa dahi tarihçi olamaz.”
 
“İçtihat ve münakaşa, edep dairesinde kalması şartıyla İslâmiyet’te serbesttir. Eski zamanlarda bütün İslâm merkezlerinde en derin meseleler en büyük serbestlikle umumî meclis ve toplantılarda şimdiki Avrupa taraftarlarını tutumlarından vazgeçirecek derecede tartışılırdı. İslâmî kitaplar hep bu gibi ihtilaflarla doludur. İslâm, tartışma özgürlüğü dinidir. Hz. Peygamber’in huzurunda her tür tartışma yapılırdı. Tabiatımıza işlemiş olan fikrî despotluktan, karalama ve ayıplamalardan vazgeçelim, İslâm’ın nezihliğine dönelim. Bizans entrikalarından, Avrupa küfürlerinden, kıskanç hakaretlerden tiksinelim. Birbirimizi sevelim.