Bir Kurban Seçeneği Olarak İnsan

22.07.2019
A+
A-
Bir Kurban Seçeneği Olarak İnsan

Günümüzde insan kurban etmeyi hayal dahi edemesek de (bazı dini hareketler hariç), bu durum özellikle antik dönem toplumları için gelenek haline gelmiş bir uygulamaydı. İnsanın kurban edilmesinin arkasında yatan düşünce, bilim ve teolojiye dayalı açıklanmaya çalışılmıştır. Bilimsel görüşlere göre böyle bir kurban sunusunun arkasında yatan sebep saygı-sevginin ifadesi, dünya ve ötesi ile aradaki bağlantıyı kurma çalışması olarak görülmüştür. Bir başka sebep olarak da büyü gibi bir açıklama getirilmiştir. Teolojik görüşlere göre ise Tanrılarla yakınlaşma, himayesine girme, bolluk-bereket, tanrıların kızgınlıklarından korunma ve herhangi  bir felaket sonucunda onları teskin etme gibi görüşler ortaya atılmıştır.

İnsanın, kanı akıtılarak ya da canlı olarak gömülmesi ile kurban edilmesi gerçekleşmiştir. Kozmogonik veya antropogonik oluşumları açıklamak için Yunanlılar ve Hintlilerinkinde olduğu mitolojilerde insan kurbanı görülmektedir. Ancak bu kurban çeşidi sadece mitolojilerle sınırlı kalmamış Hindistan, Yunanistan, Afrika ve Amerika kabilelerinde bu kurban çeşidine rastlanılmıştır. Maya ve Azteklerde ise insan kurbanının zirveye ulaştığı söylenebilir. Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam için insan kurbanına verilecek en meşhur örnek Hz. İbrahim’in oğlunu (İslamiyet’e göre İsmail’i, Yahudilik’e göre İshak’ı) kurban olarak adamasıdır. Yahudi Kutsal Kitabı Tanakh’ta bu kurban çeşidi ile ilgili başka örneklere de rastlanmaktadır (Hakimler 11:31-39; 2. Krallar 17:17 gibi).

İslam öncesi Arap toplumunda yaygın olarak putlara hayvan kurban edildiği gibi içki ve buhur da sunulurdu. Bunların yanında Araplar arasında da insan kurbanı geleneği bulunmaktaydı. Putlara kız ve erkek çocuklarını, esirlerini ve kölelerini kurban olarak sunmaktaydılar. Arap kökenli olan Lahmilerin son kralı Münzir b. Nu’mân, Lat ve Uzza adına yemin ederek göreve başladığında Uzza adına çok sayıda esir rahibeyi kurban etmiştir.

Kureyş kabilesinde ise insan kurbanına en meşhur örnek Hz. Muhammed’in dedesi Abdülmuttalip ile ilgili rivayettir. Bu rivayete göre Abdülmuttalip, zemzem kuyusu kazılması sırasında Kureyşlilerin çıkarttıkları zorluklardan dolayı on oğlu olursa ve kendilerini koruyacak yaşa gelirlerse, içlerinden birini Allah’a kurban etmek için adakta bulunmuştur. Abdülmuttalip’in isteği gerçekleşmiş, çektiği kura Hz. Muhammed’in babası Abdullah’a çıkmıştır. Ancak bir kahin ile görüşülmesi sonucu oğlu Abdullah’a kefaret olarak yüz deve kurban edilmiştir. Bir diğer örnek ise oğlunu kurban olarak adayan bir kadının  İbn Abbas’a gelmesidir. İbn Abbas bu durumda kefaret vermesini yani bir köle azat etmesini ya da aralıksız iki ay oruç tutmasını söylemiştir. İnsan kurbanı Kureyş kabilesinde bilinmesine karşın uygulamada çok da yaygın olmayan bir gelenek olduğu anlaşılmaktadır.

Verilen örneklerde görüleceği üzere insan kurbanı, işlenen bir günaha kefaret ya da kazanılan bir zafer için şükran, bir isteğin geçekleşmesi için yapılan adak veya bazı durumlarda birinin hayatını kurtarmak için onun yerine bir başkasını kurban etme insan kurbanının sebepleri arasında yer almıştır. Gerek Araplarda gerekse diğer milletlerde görülen insan kurbanı istisna bir durum değil, dönemin bir geleneği haline gelen uygulamadır. Dolayısıyla Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslamiyet’te Hz. İbrahim’in kurban adağı ve Tanakh’ta yer alan örnekler dönemin geleneğini gözler önüne sermektedir. Kutsal kitaplarda ise insan yerine hayvanın kurban edilmesi ilahi bir kaynakla bildirilmiştir.

18/07/2019

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.