UA-113875625-1

Cahiliye’de Şâir Neydi?

Cahiliye’de Şâir Neydi?

Dr. İbrâhim Ivad

(çev: Asım Sarıkaya)

Cahiliye şiiriyle ilgili meselelerden biri, dönem şâirleri hakkında söylenenlerdir. İbn Reşîk el-Kayrevânî (456/1064) el-Umde fî Mehâsini’ş-Şi’r Ve Âdâbih eserinin “Bâbı İhmitâi’l-Kabâil bi’ş-Şuarâih” bölümünde şâirler hakkında şunları söylemiştir: “Arap kabilelerinde bir şâir yetiştiği zaman, diğer kabileler gelir ve onları tebrik ederdi. Ziyafetler verilir, kadınlar toplanıp çalgı aletleriyle düğünlerde yaptıkları gibi eğlenirlerdi. Ayrıca adamlar ve çocuklar birbirlerini müjdelerdi. Zira şâir onların namuslarını korur, soylarını müdafaa eder, kahramanlıklarını ebedileştirir, geçmişlerini methederdi. Kabileler ancak erkek çocuk doğduğu zaman veya bir şâir yetiştiği zaman ya da bir at ürediği zaman kutlanırdı”.

Arap Edebiyatı tarihçileri, bu ifadeleri söz konusu durumun şüphe götürmez gerçek olduğuna ve anlatılanların harfi harfine gerçekleştiğine delil olarak getirmişlerdir. Bu tarihçilerden bazıları şunlardır: Celâluddîn es-Suyûtî (911/1505), el-Müzhir fî Ulûmi’l-Luğa ve’l-Edeb; Corci Zeydân (1914), Târîhu Âdâbı’l-Luğati’l-Arabiyye; Şeyh Ahmed el-İskenderî ve Şeyh Ahmed el-Anânî, History of Arabic Literature; Ahmed Hasan el-Ziyât, Târîhu’l-Edebi’l-Arabî; Sibâî Buyûmî, Târîhu’l-Edebi’l-Arabî; Alî el-Cündî, fî Târîhi’l-Şi’ri’l-Câhilî; Hurşîd Ahmed Fâruk History of Arabic Literature…..Ancak bütün bunlara rağmen ben, İbn Reşîk’in ifadelerinin harfi harfine gerçekleştiğini sanmıyorum. Kanaatimce bu ifadelerle kastedilen herhangi birimizin ailesini, köyünü, şehrini, üniversitesini, vatanını veyahut ümmetini ön plana çıkaran bir şeyde övünmesi gibi Arapların şairleriyle iftihar ettikleriydi. Dolayısıyla zikredilen kutlamalar fiili olarak gerçekleşmiyor, kadınlar çalgı aletleriyle eğlenmiyorlardı… Çünkü bir kabilenin şairlerini bu şekilde kutladığını gösteren hiçbir rivâyet elimizde mevcut değildir. Bu yüzden yukarıdakiler su götürür genel sözlerdir. Bunun yanında İbn Reşîk’den önce bu sözlere hiç kimse yer vermemiştir. O ise hicri dördüncü asırda yaşamış geç dönem müelliflerindendir. Bu ifadeler önden önce neredeydi?

Kuşkusuz Cahiliye dönemi şâirinin kavmi arasında büyük bir konumu vardı. Zaten İbn Reşîk’in anlattıklarından anladığım budur, ötesi değil. Şâir; kavminin namusunu koruyan, kahramanlıklarını duyuran, onların boş zamanlarını eğlendiren ve coşturan güzel şiirler inşat etmekle dolduran, duygularını hareket geçiren, gönüllerini okşayan şarkı söyleyen, felaket zamanlarında onları teselli eden, savaş zamanında onların hamasetlerini kabartan ve intikam ateşini ise bedenlerinde tutuşturan vb sorumlulukları yerine getirendir. Ancak bu bütün şâirlerin bunları her zaman ve durumda yaptıkları anlamına gelmiyor, aksine şairler kendilerini muayyen bir kabilenin üyesi değil beşer dünyasında bireyler olarak vasıflayarak kalplerinde olanları terennüm ederlerdi. Yine Seâlik şairleri gibi kabilelerini terk eden serkeş şâirler de vardı. İşte İbn Reşîk’in söylediklerinden anladığım budur.

Cahiliye döneminde şâirlerin yetişmesiyle yapılan kutlamalara gelince, bir şairin yetişme vaktinin nasıl belirlendiğini bilmiyorum, acaba inşat ettiği ilk şiirle mi? Fakat “yetişme” kelimesinde böyle bir şey anlaşılmıyor. Ya da şöhretinin yayılmasıyla mı? Ancak bunun da kesin bir zamanını tayin etmek mümkün mü? Yoksa yetişme çağına ulaştığını ilan eden bir heyet mi var? Fakat Cahiliye insanları ne zaman böyle bir sistemi biliyorlardı ki! Aslında bu ifadeleri her ne şekilde inceleceksek inceleyelim zihinlerimizi rahatlatan belirli bir şeye asla ulaşamayız. Bütün bunlardan dolayı kanaatimce İbn Reşîk’in ifadelerinden maksat yukarıda da işaret ettiğim sembolik anlam olup o da şudur: Cahiliye şâirleri umumiyetle zikrettiğimiz sebeplerden dolayı kabilesi arasında yüksek bir konuma sahipti.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ