UA-113875625-1
Hz. Peygamber'i anlama ve anlatma yolunda...

Din Eğitimi’nin Siyer’e Bakışı

Din Eğitimi’nin Siyer’e Bakışı

     Hz. Peygamber’in hayatı niçin ve nasıl öğrenilmeli/öğretilmelidir? Bir eğitimci olarak Hz. Peygamber hangi vasıflara sahiptir? Hz. Peygamber İslam’ı anlatırken nasıl bir yol izlemiştir? vb. sorular her daim Müslümanların zihinlerini meşgul etmiş; değişen zamana, sosyo-kültürel şartlara, ihtiyaçlara göre bu sorulara farklı yanıtlar verilmiştir. Elbette yanıtların farklı olması olağan, hatta zaruridir. Bundan kasıt Hz. Peygamber’in hayatının değiştirilmesi, bazı yönlerinin yok sayılması değil, örnekliğinin doğru bir şekilde insanların zihin dünyasına ve hayatına taşınmasıdır. Dünyada bireysel ve toplumsal yaşam hızla değişmekte, farklı ilgi ve ihtiyaçlar ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla yukarıdaki sorulara verilen cevaplar çerçevesinde yapılan bir Siyer öğretiminin insanların bu ilgi ve ihtiyaçlarına cevap vermesi gerekmektedir.

       Din eğitimi ve Siyer arasında güçlü bir ilişki vardır. Bu ilişki farklı yönleri de olmakla birlikte, temelde iki boyutta ele alınabilir. Birincisi, Kur’an’la birlikte Hz. Peygamber’in hayatının, din eğitiminin içeriğini oluşturan iki temel kaynaktan birisi olmasıdır. “Bireyin dini davranışlarında kendi yaşantıları yoluyla ve kasıtlı olarak kalıcı değişiklikler meydana getirme süreci” olarak da tanımlanan din eğitiminin içeriği oluşturulurken Hz. Peygamber’in hayatına gidilmekte, oradaki bilgiler eğitim öğretime müsait hale getirilerek kullanılmaktadır. Hz. Peygamber ilahi mesajı insanlara ulaştırıp öğretmiş; onlarda inanç, ibadet, tutum ve davranış değişikliği meydana getirmek için çalışmıştır. Bu anlamda O’nun hayatını anlatmak ve öğretmek aynı zamanda İslam’ı anlatmak ve öğretmektir.

        İkinci boyut ise, Hz. Peygamber’in İslam’ı öğretmekte izlediği yolun, Müslümanlara örneklik teşkil etmesi meselesidir. “Ben bir muallim olarak gönderildim” buyuran Hz. Peygamber, Allah tarafından yetiştirilip İslam’ı insanlara öğretme görevi ilk olarak kendisine verilmiş bir öğretmendir. İslam’ın öğretilmesi görevini devam ettiren Müslümanlar için Allah Resûlü’nün İslam’ı öğretirken takip ettiği yol, kullandığı yöntemler, takındığı tavır en iyi örnektir. Burada önemli olan nokta bir eğitimci olarak Hz. Peygamber’in örnekliğinin çağa nasıl taşınacağıdır. Aksi takdirde o dönemin şartlarında insanlara dini öğretmede başarılı olan yöntemler bugün istenilen hedeflere ulaşmayı sağlamayabilecektir. Bu sebeple geleneksel birikimden, insan ve toplum bilimlerinin elde ettiği verilerden de yararlanarak Hz. Peygamber’in eğitim anlayışı bugüne taşınmalıdır.

       Özellikle son dönemlerde, “Hz. Peygamber’in hayatı nasıl öğretilmelidir?” sorusu üzerine tartışmalar yapılmakta,  öneriler ortaya konulmaktadır. Bu çok olumlu bir gelişmedir. Günümüzde diğer disiplinlerde olduğu gibi din eğitiminde de kalıp bilgilerin aktarıldığı, ezbere dayalı eğitim anlayışı kabul görmemektedir. Çünkü bilim ve teknolojinin değiştiği ve geliştiği bu çağda insanlar bilgiye çok farklı ve hızlı şekillerde ulaşabilmektedir. Artık eğitimden beklenilen sadece bilgi aktarımı değil; aynı zamanda bireyi aktif bir şekilde öğrenme öğretme sürecine katarak; öğrenmeyi öğrenen, bilgileri günlük hayatına aktarabilen, problem çözme, düşünme, yorumlama becerileri gelişmiş bireyler yetiştirmesidir. Bu doğrultuda, özelliklede örgün eğitimde sadece kronolojik bilgilerin aktarıldığı bir Siyer öğretimi öğrencilerin dikkat ve ilgisini çekmemekte, ihtiyaçlarını karşılamamaktadır. Hz. Peygamber’in hayatını öğretmede, muhatabın gelişim özelliklerine uygun içeriğin oluşturulması ve sadece anlatım yöntemiyle yetinilmeyip gelişen eğitim teknolojilerinden ve görsel materyallerden faydalanılıp, farklı yöntemler kullanılması ve Siyer anlatımıyla öğrenciye bilgi elde etmeyi, bilgiyi yorumlayabilmeyi, öğrendiklerini hayata aktarabilmeyi öğretmek Hz. Peygamber’i model alan bir zihniyetin ve yaşam şeklinin oluşmasına katkı sağlayacaktır.

       Neticede içeriğin ve öğretim yöntemlerinin tespitinde, Hz. Peygamber’in hayatını dikkate almayan bir din eğitimi olamayacağı gibi; eğitim öğretime müsait hale getirilerek doğru bir şekilde anlatılıp, öğretilmeyen Siyer de insanların ilgisini ve dikkatini çekmeyecek, öğrenilerek içselleştirilip pratiğe dönüşmeyecektir.

14/05/2018

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ