UA-113875625-1

Hristiyan Arapların Arap Diline ve Hattına Katkıları

Hristiyan Arapların Arap Diline ve Hattına Katkıları

Serkis Büşra

(çev: Asım Sarıkaya)

Müslümanların büyük çoğunluğu Arapça ile İslâm arasında bağlantı kurmaktadır. Kur’ân’ın İslâm peygamberi Muhammed’e fasih bir Arapça ile inmesi nedeniyle sanki bu dil Müslümanların tekelindedir. Müstakil araştırma ve incelemeler ise Arapçanın sadece müslümanların dili olmadığını göstermektedir. Zira bu dil İslâm öncesinde mevcuttu ve Araplar bu dili konuşuyorlardı. Araştırmalar, Hristiyan Arapların Arapçanın zenginleşmesinde, gelişmesinde ve olgunlaşmasında büyük katkılarının ve etkilerinin olduğunu da ortaya koymaktadır. Yapılan çalışmalara göre Hristiyanlık, Arap yarımadasına İslâm’ın doğuşundan önce oldukça erken bir dönemde yayıldı. Bu din önce Yemen bölgesinde yayıldı ve buradan Habeşistan’a geçti. Aynı şekilde miladî ilk asırlarda Mezopotamya bölgesine yayıldı. Büyük âlim Huseyn el-Avde, Hristiyanlığın bu bölgede yayılma sebebini, bölge halkının Perşembe günleri Kudüs’te bulunmaları ve ardından hristiyanlığa inanmaları olarak açıklamaktadır. Böylece bu dini ülkelerine taşıdılar.

Hristiyan Arapların, Arapçaya katkılarını şu noktalarla özetlememiz mümkündür.

* Hristiyan Arap şairler Arapçayı ilk etkileyenlerdir. Araştırmacılar, Hristiyan Arap şairlerin Arapçanın gelişmesinde ve edebî amaçlarla süslenmesinde büyük pay sahibi olduğunu söylemektedir. Bu şairler, daha önce hiç kimsenin kullanmadığı ifadeleri bu dile soktular. Öyle ki onların ifadeleri, günümüze kadar insanlar arasında kullanılmaya devam etmiştir.

*Hristiyan Araplar, Arapçaya yeni terkip ve lafızlar sokan ilk kimselerdir. Bu dile Arapların kendi zamanlarında bilmedikleri terkipler ve lafızlar soktular. Nitekim konuşmasında “Emme Ba’d/Bundan sonra” ifadesini ilk kullanan Arap Yarımadasının güneybatındaki Necran’nın üskufu Kus b. Sâide’dir. Aynı şekilde “Delil getirmek müddeiye, yemin etmek ise inkâr edene düşer” sözü ona aittir. Bunun yanı sıra mektupta “Falan kimseden falan kimseye” yazan yine o’dur. Mektup ve yazışmaların başında “Bismike Allahumme” lafzını yaygınlaştıran kimse ise Ümeyye b. Ebî Salt’tır. Daha sonra bu lafız, “Bismillahirrahmanirrahim” olarak değiştirilmiştir.

Hristiyan Arapların Arap hattının gelişmesine katkılarına gelince, Dr. Cevâd Ali el-Mufassal fî Târîhi’l-Arap Kable’l-İslâm isimli eserinde Hristiyan Arapların, Arap hattının gelişmesinde büyük bir rol oynadıklarını söylemektedir. Diğer taraftan arkeologların gelecekte Arap yarımadası çöllerinde Nıbtî hattıyla yazılmış gömülü kitâbeleri keşfedecekleri ihtimalini de uzak görmemektedir. Prof. Georges Anawati, Hîre hristiyanlarının Arap hattını kullanan ilk Araplar olduğunu vurgulamıştır. Burada şuna işaret etmek uygun olacaktır: Hireli hristiyanlar yazıdaki yetkinleri ve vukûfiyetleri sebebiyle uzun bir süre Müslüman yöneticiler için yazma ve onlara Irak ve Bilâdı’ş-Şâm halkından gelen mektupları okuma görevini üstlendiler. Cevâd Ali bu durumu şu sözüyle ispat etmektedir: Ebû Musa el-Eşarî’nin bir kâtibi vardı. Hz. Ömer, ona hristiyan bir kâtip edinmesinin sebebinin sorduğunda, “Dini ona, yazdıkları ise bana aittir” cevabını verdi. Diğer taraftan Hz. Ömer, mahir ve güvenilir bir kâtip seçmek istediği zaman, Hîreli bir hristiyan çocuğu gösterdiler. Cevâd Ali şunları da söylemiştir; Araştırmacılar, Arap hattının Benî İrem hattından alındığını kanaatindedirler. Çünkü Benî İrem’den olan Süryaniler, İremî hattını geliştirdiler ve iki hatla yazmaya başladılar… Eski hatla İncil ve Kitabu’l-Mukaddesleri yazdılar. Bu kullanışlı kenarları olan dikey harflere sahip dört köşesi bulunan bir hat olup, asıl adıyla Estrangela hattıdır. İkinci hat ise yuvarlak harflerden yani dairesel şekillerden meydana gelip yazımı kolaydır ve buna Nesih hattı denir. Araplar her iki hattı öğrendi ve kullandılar. Daha sonra ilk hattı Kufî, diğerini ise Nesih olarak isimlendirdiler. Ayrıca Müsteşar Necîb Vehbe’nin Fadlu’l-Mesîhiyyîn ale’l-Lugati’l-Arabiyye ve’l-Hattı’l-Arabî isimli eserine bakınız.

Arapça’da diğer dillere ait pek çok kelime bulunmaktadır. Huseyn el-Avde’nin el-Arab’un-Nasâra kitabında da belirttiği gibi Arapça, Yahudilerden “Cehennem, Şeytan, İblis” gibi dinî terimleri, İbraniceden “Savm/Oruç” kelimesini almıştır. Yunanca, Süryanice, Farsça, Habeşce ve Kıptı dilinden de çok sayıda kelime almış ve bu kelimeler zaman içerisinde Kur’ân’da yer alacak kadar Arapçanın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.

07/07/2018

Kocaeli’de düzenlenecek Tüm Yönleriyle Hz. Peygamber ve Ahlakı Sempozyumu’ndayız
Prof. Dr. Şaban Öz ve Dr. Feyza Betül Köse, Tüm Yönleriyle Hz. Peygamber ve Ahlakı Sempozyumu’na tebliğleriyle katılacaklar. Ensar Vakfı,...
Dr. Feyza Betül Köse’nin Hz. Peygamber’in Aile Bireylerinin Cenaze Merasimleri adlı makalesi sitemize eklenmiştir.
Dr. Feyza Betül Köse’nin 2018 yılı Ekim ayında Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi’nde yayımlanan Hz. Peygamber’in Aile Bireylerinin Cenaze Merasimleri başlıklı...
Prof. Dr. Adem Apak ile kariyeri, çalışmaları, “Kabile” kitabı ve Siyer Araştırmaları’na dair bir röportaj gerçekleştirdik.
S.A.Ö.T.: Sizi kitaplarınızın ilk sayfalarında yer alan biyografi bölümlerinden tanıyoruz,  fakat “Adem Apak kimdir?” bunu bir de kendisinden duymak isteriz....
Prof. Dr. Adnan Demircan ile Bedevi kitabı ve ülkemizdeki Siyer çalışmalarına dair bir ropörtaj gerçekleştirdik.
S.A.Ö.T: Prof. Dr. Adnan Demircan’ı kendi dilinde tanımak istiyoruz. Okurlarımız için kendinizi tanıtabilir misiniz? Prof. Dr. Demircan: Mardin’in Ömerli ilçesinde...
Prof. Dr. Şaban Öz-Mevzu Haber/Hadis Literatüründe Hz. Ebu Bekr tebliği görüntü kaydı Youtube kanalımız ve video galeriye eklenmiştir
Prof. Dr. Şaban Öz tarafından  2 Kasım 2018 tarihinde Hz. Ebu Bekir Sempozyumu’nda sunulan tebliğin video kaydı için tıklayınız.
Hz. Ebu Bekir Sempozyumu’ndaydık
Prof. Dr. Şaban Öz ve Dr. Feyza Betül Köse Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin 2-3 Kasım tarihlerinde düzenlemiş olduğu Hz....
KSÜ Siyer Araştırmaları Öğrenci Topluluğu açıldı
Siyer Araştırmalarının önemli bir etabı daha faaliyete geçti. KSÜ bünyesinde faaliyet gösterecek olan KSÜ Siyer Araştırmaları Öğrenci Topluluğu, 25/10/2018 tarihli...
İslam ve Model İnsan Sempozyumu’nda Prof. Dr. Şaban Öz ve Dr. Feyza Betül Köse tarafından sunulan tebliğler sitemizde
KSÜ İlahiyat Fakültesi tarafından 26-27 Nisan 2018 tarihlerinde Kahramanmaraş’ta düzenlenen Uluslararası İslam ve Model İnsan Sempozyumu’nda yer alan çalışmalarımız sitemize...
siyerarastirmalari.com 1 yaşında
Geçtiğimiz yıl 23 Ekim’de Prof. Dr. Adem Apak, Prof. Dr. Adnan Demircan ve Prof. Dr. Şaban Öz’ün katılımlarıyla gerçekleşen mütevazi...
Cumhuriyet Ünv. İlahiyat Fakültesi, Hz. Ebu Bekir Sempozyumu düzenliyor.
Geçtiğimiz yıl Uluslararası Hz. Ömer Sempozyumu’nu düzenleyen Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi bu yıl da Hz. Ebu Bekr Sempozyumu’nda alanın uzman...
Prof. Dr. Şaban Öz ve Dr. Feyza Betül Köse’nin yeni çalışmaları sitemize eklenmiştir
Prof. Dr. Şaban Öz tarafından kaleme alınan İlk Dönem Siyer Merviyatında Hz. Ömer Profilleri ve  Dr. Feyza Betül Köse’ye ait...
Siyer Okumaları, Prof. Dr. Şaban Öz’ün katılımıyla gerçekleştirildi
KSÜ Siyer Okumalarının bu haftaki makalesi FETÖ’nün Peygamber Tasavvuru ve Siyer İstismarı, yazarı Prof. Dr. Şaban Öz tarafından değerlendirildi. KSÜ...
Prof. Dr. Şaban Öz, Siyer Okumalarında
KSÜ Siyer Okumaları bu hafta Prof. Dr. Şaban Öz’ü misafir ediyor. Prof. Dr. Öz, geçtiğimiz aylarda yayımlanan FETÖ’nün Peygamber Tasavvuru...
İlahiyat Buluşmaları, kapanışı Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu ile yaptı
Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu, bu yılki İlahiyat Buluşmalarının son konuğu oldu. İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen söyleşinin moderatörlüğünü ise Prof....
“Hz. Peygamber’i Anlamak” panelini gerçekleştirdik
Prof. Dr. Adem Apak ve Prof. Dr. Adnan Demircan, İlahiyat Buluşmalarının dördüncü programının konuşmacıları oldular. Prof. Dr. Zekeriya Pak’ın moderatörlüğünde...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ