Hz. Süleyman

29.03.2021
A+
A-
Hz. Süleyman

Hz. Süleyman, hem bir peygamber olan babası Hz. Davut ile birlikte hem de kendi peygamberliği döneminden birtakım kesitlerle müstakil olarak Kur’ân’da farklı sûrelerde anlatılmaktadır. Hz. Süleyman’a vahyedildiği ifade edilirken (4/163) bir kitap ismi zikredilmemektedir. Hz. Süleyman ve babası Hz. Davud’a diğer insanlardan farklı olarak hayvanlarla konuşma yeteneğinin verildiği de bildirilmektedir (27/16).

Hz. Süleyman’ın babası Hz. Davud ile birlikte iki davada hüküm verdiği görülmektedir. Bunlardan birincisi hayvanların ekin bahçesini talan ettikleri çiftçi hakkında görülen davadır. Bu olayda Hz. Süleyman’ın bir hâkim olarak doğru karar verdiği belirtilerek övülmektedir (21/79). Buradan Hz. Süleyman’ın babasının gözetiminde yetiştiği gibi bağımsız bir şahsiyet olarak ferasetli bir şekilde davaları çözme kabiliyetine sahip olduğunu anlaşılmaktadır. İkinci davası ise ortak iş yapan iki kardeş hakkındaki müşkil davadır (38/23-34).

Hz. Süleyman kendi peygamberliği döneminde kudretli bir kral peygamber olarak tasvir edilmektedir. O, emrine rüzgarın ve cinlerin verildiği (21/81; 38/36; 34/12), dahası cinler, kuşlar ve insanlardan oluşan bir orduya sahip (27/17) olarak kendisinden önce ve sonra kimseye nasip olmayacak nimetler içerisinde bulunan bir peygamberdir. Bütün bunlar Hz. Peygamber’e Yahudilere karşı anlatmayıp sakladıkları ve öğrenmesi mümkün olmayan bilgilerin gaybi kıssa şeklinde bildirilmesidir. Böylece müminler Hz. Süleyman hakkında sahih bilgi sahibi olurken aynı zamanda edebi tasvirler karşısında hayret duymakta; Yahudiler için ise bunların Allah’tan gelen vahyin doğrulanması için bir fırsat sunulmaktadır.

Mekkî sûrelerde anlatılan bu heyecan verici sahnelere karşı Medenî sure olan Bakara 102. ayette Hz. Süleyman’ın Tevrat’ta veyahut Yahudi gelenekte yapılan bazı ithamlardan temyiz edildiği görülmektedir. Hz. Süleyman’ın sihir peşinde bir kral olan tasvirine karşı Kur’ân, sihrin küfre götüren sürecine Hz. Süleyman’ın düşmediğini ve onun “kafir” olmadığını ortaya koymaktadır. Bu anlamda nüzul sürecinde kıssanın yine Yahudilere karşı bir meydan okuma içerdiğini söylemek mümkündür.

Hz. Süleyman’ın ölümü, yine Kur’an tarafından gözler önünde yaşanan heyecan verici bir sahne olarak sunulmakta ve bu sahneden cinlerin gayba muttali olamayacağı hor düşürücü bir üslup ile beyan edilmektedir. Hz. Süleyman’ın ölümünü haber veren dayandığı değneği kemiren güvenin görevi tamamlaması ve onun yere düşmesiyle gerçekleşmektedir. Bu sahne Allah’ın kudretini muhataplara tekrar hatırlatmakta ve gaybın bilgisinin O’nun tekelinde olduğunu bir film şeridi gibi gözlerde canlandırmaktadır.

Hz. Süleyman ve babası Hz. Davud kıssasında idare, yargı ve yönetim hususunda alınacak birçok ilke bulunmaktadır. Bunların tekrar tekrar okunarak üzerinde düşünülerek tetkik edilmesi elzemdir…

30.03.2021

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.