UA-113875625-1
Hz. Peygamber'i anlama ve anlatma yolunda...

Unvanperestlik…

Unvanperestlik…

Bir Dekan Anlatıyor, kitabında bir anekdot vardı. Dekan çağırır bir “profesör”ü ve “aldığı maaşın yarısına emeklilik teklif” eder. Profesör gülerek, “iyi de” der, “Ben aldığım maaşın tamamına emekli oldum!

Göreve başladığım sırada Allah sağlık sıhhat versin bir arkadaş, “Artık sen koskocaman yardımcı doçent oldun” demişti. Sonradan ben de aynı cümleyi başka bir arkadaşa ironi olsun diye demiştim; “Sen artık koskocaman yardımcı doçent oldun” diye. Hâlâ başıma kakar…

Ne ilginçtir ki, unvanperestlik ilmî yönlendirmeye başladı. Biri unvansız olmaya görsün! Ne yazdığı okunur ne de ciddiye alınır. Tabi ki ilmî disiplin açısından “akademik unvanları” yok saymıyorum; tabi ki alınan unvanlardaki alın terini, emeği, üretimi yok saymıyorum ama… Hani demem o ki, unvanlar ürettiklerimizin önüne geçmeye başladı. Unvan için üretmeye başladığımız için de esasen pek de hoş olmayan işlere bulaşmaya başladık… Aman bir “doçentlik” kapalım diye… Hani olur da şartları yeniden değiştirirler diye… Allah var kapıyorlar da…

Sadece bu da değil aslında. Kendilerine “âlim” dâhi denilmesinden rahatsız olan binlerce “unvansızın” yazdıklarını anlamaya çalışan bizlerin hadsizliklerini ne yapacağız?

Hatta gaza gelip “âlimler locası” kuracak kadar ilimden uzak oluşumları…

Doçentlikten sonra kendisini emekli eden yüzlerce “unvanlı”yı… Artık doçentlik de zor değil! Hatta olmayanı dövmeye başladılar…

Bırakın kitap yazmayı, kitap okumaktan dahi kendini muaf ilan etmiş kocaman kocaman uvanları…

“Ayinesi iştir insanın lafa bakılmaz”dı ya…

Boş verin siz isimlerin önüne sıralanmış kocaman unvanları…

Unvanlar kitap yazmaz!

Unvanlar makale yazmaz!

Unvanlar tebliğ sunmaz!

Unvanlar tez okumaz!

Unvanlar öğrenci yetiştirmez!

Bir zahmet bakıverin ne yapıp ettiklerine!

12/06/2021

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ