UA-113875625-1

Yahudilerin Üstün Musa Algıları

Yahudilerin Üstün Musa Algıları

Yahudilerden biri Hz. Muhammed’in yanına gelerek Ensar’dan olan bir sahabinin yüzüne tokat attığını söyleyerek şikayette bulunmuştur. Hz. Peygamber o Müslümanı çağırmış ve o kişinin yüzüne neden vurduğunu sormuştur. Müslüman da Yahudilerin yanından geçtiği sırada tokat attığı kişinin Hz. Musa’yı bütün insanlardan üstün olduğu söylerken duyduğunu,  öfkelenerek Hz. Muhammed’den de mi diye sorduğunu ve sinirine hakim olamayıp ona tokat attığını belirtmiştir. Bunun üzerine Hz. Peygamber, kendisini peygamberler arasında daha hayırlı ve üstün tutulmamasını (…) belirtmiştir (Buhari, Diyat, 31).

Peki Yahudilikteki Hz. Musa’nın üstünlük anlayışının sebebi nedir? Yahudi inancına göre peygamberlik Hz. İbrahim ile başlar. Tevrat’ta nebi kelimesi ilk olarak Hz. İbrahim için kullanılmıştır. Hz. Davud ise Yahudiler için bir peygamber değil sadece bir kraldır. Ayrıca  peygamberlik sadece erkeklere özel bir durum değildir, Yahudi kutsal kitabında altı tane kadın peygamberden bahsedilir ki bunlardan biri de Hz. Musa ve Hz. Harun’un kız kardeşi olan Miryam’dır (Mika 6:4). Bu peygamberler arasında Hz. Musa’da peygamberlik en mükemmel şekle ulaşmıştır (Tesniye 34:10-12)  

Yahudilikte peygamberler, Tanrı Yahve’den rüya ve rüyet yoluyla vahiy alırlardı. Rüya ve rüyet halindeyken de melek aracılığı ile veya doğrudan alırlardı. Vahiy almanın bir başka şekli ise rüya ve rüyette bulunmadan ve hiçbir aracı olmadan Tanrı’dan yüz yüze olurdu ki bu onlara göre vahiy almanın en üstün şeklidir. Tevrat’ta Tanrı’nın yüz yüze görüştüğü Hz. Musa’dan başka bir peygamberin daha İsrail’de çıkmadığı belirtilir (Tesniye 34:10). Hz. Musa, aracı olmadan, Tanrı’dan açıkça, yüz yüze konuşarak Sina Dağı’nda vahiy almıştır (Sayılar 12:6-8). Bu durum İsrailoğulları tarihinde Hz. Musa’nın hem kendinden önceki hem de sonraki peygamberlerden farkı ve üstünlüğü olarak vurgulanmıştır (Tesniye 34:10)

Hz. Musa’nın üstün görülmesindeki sebeplerden bir diğeri İsrailoğullarını, kendilerine ait bir din ile Tanrı’ya kavuşmasını sağlamıştır. Onlarla ilk olarak Hz. İbrahim ile ahitleşen Tanrı, Hz. Musa’ya Tevrat’ı vererek ikinci kez ahitleşmiş ve bu ahid yazılı antlaşma haline gelmiştir. Böylece İsrailoğullarının seçilmişlikleri de yazılı hale gelerek garanti altına alınmıştır. Hz. Musa da bu ahitleşmede Tanrı ile aracısız görüşen, ondan aldığı emirleri halkına bildiren diğer bir ifadeyle şeriatın oluşmasını sağlayan kişidir. Bir başka önemli nokta ise Hz. Musa, Firavun yönetiminde köle olan İsrailoğullarını Mısır’dan çıkararak kutsal millet haline getiren kurtarıcı bir peygamberdir (Çıkış 19:5-6).

Hz. İbrahim ile başlayan, Hz. Musa ile mükemmel seviyeye ulaşan peygamberliğin MÖ 5. yüzyılda yaşayan Malaki ile sona erdiği kabul edilir. Yahudiliğe göre Malaki’den sonra peygamberliği taşımaya layık insan kalmamıştır ve artık peygamber gelmeyecektir. Bu dönemden itibaren peygamber yerine din adamı olan Rabbiler dönemi başlamıştır. Dolayısıyla Yahudilikte peygamberlik sona erdiğinden hem Hz. İsa hem de Hz. Muhammed peygamber olarak kabul edilmez. Yahudiler için ahir zamanda gelecek kurtarıcı Mesih beklentisi vardır ki Mesih de kral kabul ettikleri Davut soyundan olacaktır.

03/03/2019

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ