UA-113875625-1

“Yalnızlık Paylaşılmaz”

“Yalnızlık Paylaşılmaz”

 İnsanların artık çılgınlar gibi sosyalleştiği bir çağdayız. Kendi istidadıyla sosyalleşmeyi başaramayacak en asosyal olanımız bile sosyal medya yoluyla çoktan eşiği aşmış durumda. Bunun en iyi örneği de dünyanın en büyük sosyal ağını bir asosyalin kurmuş olması.
       İnsanların hata yapmaktan çekinip az konuştuğu, konuşurken kişisine göre utandığı, çekindiği, edebe mugayir davranmaktan imtina ettiği yüzyıllardan; insanların arsızcasına birbirinin mahrem alanına müdahil olduğu bir yüzyılın içindeyiz. Yalnız kalmak ve kendi steril dünyasında dış müdahale olmadan yaşamak neredeyse imkansızken, ne kadar özgürüz ne kadar saygıdeğeriz tartışılır. Bu nedenle azıcık sadeleşmek, birazcık kaybolmak isteyenlerimiz bile kendi mağarasında kocaman bir kalabalıkla beraber. Zira paylaşılamayan tek bir şey kaldı: Yalnızlık
       Kıymetli bir hocam bir sohbetimiz esnasında Resulullah’ın Hira’daki ahvalinden söz ederken şöyle dedi: “Hiç düşündün mü? Resulullah neden Hira’ya gidip günlerce orada kalıyordu? Sence vahiy mi bekliyordu? Hayır. Vahyin geleceğinden zaten haberdar değildi. Geldiğinde bu yüzden şaşırıp korktu. Ne olduğunu anlayamadı. Resulullah bunalmıştı. İçinde yaşadığı toplumun bozulmuşluğundan, zulümlerden ve ahlakî zulmetten dolayı yalnız kalmak istiyordu. O ortama şahit olmaya katlanamıyordu.”
       Hz. Aişe, Resulullah’ın nübüvvetten önceki ahvâlini şöyle anlatır: “Allah Resulullah’ın izzet ve şerefini dilediği ve onun vasıtasıyla insanlar için rahmet murad ettiği zaman, onda peygamberlik alameti olarak görülen ilk şey, rüyasında ne görürse sabah aydınlığı gibi apaçık bir şekilde gerçek olmasıydı. Bu durum, Allah’ın dilediği kadar devam etti. Sonra Allah ona yalnızlığı sevdirdi. Yalnızlığı o kadar çok seviyordu ki, ona yalnız kalmaktan daha sevimli gelen başka hiçbir şey yoktu.”
       Resulullah, Mekke’nin ahvâlinden rahatsız olan ne ilk ne de son yalnızdı. Onu yalnız kalıp tefekkür etmeye sevk eden nedenlerden biri, içinde yaşadığı toplumu yalnızca bireysel gücüyle düzeltemeyeceğini bilmenin çaresizliği de olsa gerektir. O nedenle ilk vahyin ardından uzun bir aradan sonra nazil olan “Sen ey (yalnızlığına) bürünmüş olan! Kalk ve uyar! Rabbinin büyüklüğünü ve yüceliğini an! Öz benliğini temiz tut!” şeklindeki ayetler, Resulullah’ın içinde bulunduğu ruhî durumdan çıkıp, bahşedilen ilahî yardımla vazifelendirilmesinin ifadesidir.
       Bizlerin belki bir Hira’sı yok; ancak içimizdeki Hira’da tefekkür edecek çok daha fazla efkârımız var. Nitekim kitapsız bir Cahiliye’den çok, kitaplı bir Cahiliye çağını idrak etmek daha çetrefilli. Eğer etrafımızda yarattığımız suni kalabalığın sesinden uzaklaşıp “öz benliğimizi temiz tutabilirsek”, bu devrin cahiliyesine karşı yapabileceklerimiz de çok.

22/04/2018

Popüler Siyer Yazıcılığının ilk örneği Siyer Yıllığı I okurlarıyla buluşuyor
Ülkemiz Siyer yayınlarına ilk kez popüler tarzda kaleme alınmış bir Siyer kitabı eklendi. Yazar kadrosunun tamamı akademisyenlerden oluşan Siyer Yıllığı,...
Hicret, Endülüs Siyer Kitaplığından çıktı
Doç. Dr. Cahit Külekçi’nin kaleme aldığı Hicret, okuyucusuyla buluştu. Mekke’den Medine’ye hicreti tüm yönleriyle ele alan çalışma Siyer Kitaplığının on sekizinci...
Siyer Tasarımı üçüncü baskısıyla raflarda
Prof. Dr. Şaban Öz’ün, geçmişten günümüze Hz. Peygamber’i anlam çabasını ele aldığı çalışması Siyer Tasarımı yepyeni bir dizgi ve kapak tasarımıyla...
Bayramımız mübarek olsun
  Siyer Araştırmaları Topluluğu olarak Kurban Bayramımızı kutluyor, İslam alemi için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Facebook Twitter WhatsApp Google+
ABD’nin ülkemize yönelik saldırısını kınıyoruz
15 Temmuz darbe kalkışmasının bir numaralı sanığı FETÖ elebaşısı başta olmak üzere ülkemizin yakalama ve tutuklama kararı çıkardığı suçluları iade...
Siyer İnşa Projesinin ilk kitabı tamamlandı
Siyer Araştırmaları Topluluğunun önemli projelerinden olan ilk Siyer kaynaklarının inşa edilmesine yönelik ilk adım, Asım b. Ömer b. Katade’nin Risalesi’nin...
III. Siyer Tez Değerlendirme Toplantısı başvuru süreci başlıyor
Siyer Tez Değerlendirme Toplantılarının üçüncüsü   bu yıl Kahramanmaraş’ta düzenlenecek.  İlk iki toplantıda sadece Siyer ve İslam Tarihi disiplinlerinden başvuru alınırken...
Prof. Dr. Şaban Öz ve Dr. Feyza Betül Köse’nin yeni makaleleri sitemize eklenmiştir.
Prof. Dr. Şaban Öz’ün  FETÖ’nün Peygamber Tasavvuru ve Siyer İstismarı; Dr. Öğr. Üyesi Feyza Betül Köse’nin İlk Medine Şehir Tarihçisi...
Siyer Araştırmaları Dergisinin 4. sayısı yayımlandı
  Siyer alanında akademik ve hakemli bir dergi olarak yayın hayatını sürdüren Siyer Araştırmaları Dergisinin dördüncü sayısı çıktı.  Ocak-Haziran ve...
Doç. Dr. Cafer Acar’ı tebrik ediyoruz.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İslami İlimler Fakültesinde görev yapmakta olan ve Siyer ve İslam Tarihi alanlarında çalışmalarını sürdüren Yard. Doç....
Doç. Dr. Mahmut Kelpetin’i tebrik ediyoruz.
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde görev yapmakta olan ve Siyer ve İslam Tarihi alanlarında çalışmalarını sürdüren Yard. Doç. Dr. Mahmut Kelpetin...
Büyük İslâm âlimi Fuat Sezgin vefat etti
Çağdaş büyük İslâm âlimi Prof. Dr. Fuat Sezgin, bu sabah vefat etti. Sezgin Hoca, gerçekleştirdiği eşsiz çalışmalarla alanı olan İslâm Bilim...
Prof. Dr. Şaban Öz’ü tebrik ediyoruz
Siyer Araştırmaları Topluluğunun kurucusu, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Şaban Öz Hocamız, 28/06/2018 tarihi itibariyle aynı fakültenin...
İki yıl süren İlahiyat Öğrencilerinin Hz. Peygamber Algısı Araştırması sonuçlandı
İlahiyat fakültelerinde öğrenim görmekte olan öğencilerin zihinlerindeki Hz. Peygamber algısı, Resulullah’ın günümüz İlahiyat gençliği tarafından nasıl anlaşıldığı, çevrenin öğrencilerin zihin...
Lanetliyoruz
Kudüs’ün özgür Filistin Devletinin siyonistler tarafından işgal edilmiş başkenti olduğunu ve bir gün mutlaka hak ettiği özgürlüğe kavuşacağına olan inancımızı...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ