Yedi Cömert Adam

11.03.2018
A+
A-
Yedi Cömert Adam

       Çocukluğumda bir gün rahmetli anneannem doksan yaşlarına gelmiş, kulakları işitmeyen ve huzurla oturan bir adamı göstererek bana dedi ki; “Bu adam her gün sofrasından içkiyi eksik etmezdi. Ramazan ayında oruç tutmanın dışında ibadetle bir bağı yoktu. Bunu yaşlanıncaya kadar sürdürdü. Sonra bir gün hacca gitmeye ve bu illeti bırakıp namaz kılmaya söz verdi. Onu kurtarıp temizleyen neydi biliyor musun kızım. Cömertliği. Allah onu cömert olduğu için kurtardı. O kadar cömertti ki dağıttıklarıyla bir serveti daha olurdu.”

       Mekke’de yedi kişi cömertliğiyle meşhurdu. Bunlardan dördü Cahiliye’de, üçü ise İslâmî dönemde sofralarının her gün açık olması ve insanlara yemek yedirmeleriyle bilinirlerdi. Mekke’nin fethinden sonra Müslüman olan Safvân b. Ümeyye, Mekke’nin en cömertlerinden olan bu yedi kişi arasında sayılır. Diğer altı kişi ise onun ataları ve oğullarıdır. Safvân’ın babası Ümeyye, dedeleri Halef b. Vehb b. Huzâfe’dir. Oğulları ise Abdullah ve onun oğlu Amr’dır. Bu yedi adam adeta miras yoluyla babadan oğula cömertlik faziletlerini aktarmışlardır.

       İslâm’a girmeden önce Resûlullah’a karşı Mekke’nin düşman saflarında yer alan Safvân b. Ümeyye,  Mekke’nin fethedildiği gün Amr b. Ebû Süfyân’ı ağız sütü, oğlak ve küçük acurları ikram etmesi için Resûlullah’a gönderdi. Daha sonra kaçarak Şu’aybe’ye gitti. Bunun üzerine Umeyr b. Vehb, Resûlullah’ın yanına gelerek, “Ey Allah’ın Resûlü! Kavmimin efendisi olan kimse kendisini denize atmak için Mekke’den kaçtı. Kendisine eman vermemenden korktu. Anam babam sana feda olsun ona bir eman ver!” dedi. Resûlullah’ın eman vermesi üzerine Umeyr onun peşinden yola çıktı. Safvân’ı bulduğunda, “İnsanların en iyisi ve akrabalara karşı en merhametlisi olan Resûlullah sana eman verdi, haydi geri dönelim” dese de Safvân, “Hayır! Allah’a yemin olsun ki, Muhammed’den bana tanıyacağım bir alamet getirmedikçe Mekke’ye geri dönmem” deyince Umeyr geri dönüp Resûlullah’a durumu anlattı. Bunun üzerine Resûlullah Mekke’ye girerken sardığı hırkasını alamet olarak Safvân’a gönderdi. Artık geri dönmeye razı olan Safvân b. Ümeyye, Resûlullah’a gelerek, “Ey Muhammed! Doğrusu Umeyr b. Vehb hırkanı bana getirdi ve beni huzuruna kabul ettiğine inandırdı. Bu durumda eğer ben İslâm’a girmeyi kabul edersem zaten sorun yokmuş, ama girmezsem iki ay mühlet verecekmişsin, öyle mi?” diye sorunca Resûlullah Safvân’a “Ey Ebû Vehb! Bineğinden in” dedi. Safvân, “Hayır! Vallahi sen durumumu açıklayana kadar inmem!” dedi. Bunun üzerine Resûlullah ona “Sana dört ay mühlet var!” deyince Mekke’ye ayak basmaya razı oldu.

       Bilindiği gibi  cömertler de cimriler de, cömertleri sever ama cömertler sadece cömertleri sever ve onları en çok etkileyen şey yine cömertliktir. Safvân b. Ümeyye Mekke’nin fethinin hemen akabinde Huneyn ve Tâif seferlerine hala müşrik olduğu halde Resûlullah’ın yanında katıldı. Müslümanlar ganimetlerle beraber Ci’râne’ye döndüğünde Resûlullah, Safvân’ı da yanına alarak ganimetleri kontrol etmeye başladı. Onlar beraber yürürlerken Safvân’ın develer, koyunlar ve çobanlarla dolu bir vadiye uzun uzun, ilgi ve hayretle baktığı söylenir. Bunun üzerine Resûlullah, “Ey Ebû Vehb! Bu vadidekileri beğendin değil mi? Vadi ve içindekiler senindir” dedi. Safvân, “Böyle bir davranışla ancak bir Nebi’nin gönlü hoş ve mutlu olur” diyerek Müslüman oldu.

       Ayrıca Resûlullah’ın ona Huneyn ganimetlerinden elli deve vermesi üzerine Safvân, “Huneyn günü bana göre insanlar içinde en çok nefret ettiğim kişi Resûlullah olduğu halde onun bana ganimet vermesi, onu benim gözümde insanların en sevimlisi yaptı” demiştir. Aslında zaten Mekke’nin zenginlerinden olan Safvân’ı burada memnun eden mal, mülk ve ganimetler değildir. Onun bu düşmanlığına ve Müslüman olmaktaki tereddütüne rağmen, Resûlullah’ın affediciliği ve bahşediciliğidir.

       Resûlullah’ın şiarıdır: “Ey Âdemoğlu! Allah için infak et ki sana da infak olunsun.”

11/03/2018

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.