UA-113875625-1

Allah Belanı Versin Cahiliye!

Allah Belanı Versin Cahiliye!

   Hiç bitmeyen komplekslerimiz var. Hiç izah edemediğimiz ama hep yaşadığımız komplekslerimiz. Dinimizin sıhhatini gayr-i Müslimlere onaylatmak gibi. İşte o yüzden bir yabancı Müslüman olunca acayip bir yaygara kopartılır, arkasından gelen payeler ve anadan doğma Müslümanların gözü önünde yüceltilen mühtediler. Çok sürmez zaten arkasından kitaplar gelir, fetvalar gelir. Ancak bu konuyu başka bir zamana erteleyelim. Başka bir kompleksimizden bahsetmek istiyorum zira; İslâm’ın güzellikleriyle yetinmemek!

       Aslında Allah’ın gönderdiği Elçi ile de yetinmiyoruz, Allah’ın koyduğu haramlarla da yetinmiyoruz. O yüzden Elçi’ye olmadık vasıflar ekliyor, mücadelesi sanki çok basit ve küçükmüş gibi gibi hiç olmadık hikayeler, mitolojik anlatılar ekliyor, süslüyor şişiyoruz. Allah’ın haramları kâfi gelmediği için, ağzımı alıştırıyoruz o haram bu haram aha şu da haram. Hatta cehennemle-cennetle de yetinmiyor, babamızın tarlasından kovalar gibi insanları cennetten kovalamak için yarışa tutuşuyoruz.

       Bu yaklaşımımızın bir neticesi olarak İslâm öncesi dönemi Araplarını ne kadar çok kötülersek İslâm’ın yüceliğini de o kadar çok anlatacağımızı zannediyoruz. O yüzden de ha bire vuruyoruz, cahiliye insanına ve hatta dönemine. Müslüman’a daha çok İslâm reklamı yapmak için. Ama hep unutuyoruz sabah cahiliye döneminin insanı olarak uyananların akşam pekâlâ Müslüman olarak uyuduklarını. Evet, adı üstünde zaten; cehalet çağı! 

       Ne var ki, cahiliye insanını hiç de öyle erdemlerden yoksun biri değildir. Hılfu’l-Fudûl teşkilatı bile başlı başına erdemin kurumsal kimliklere dahi kavuştuğunu fazlasıyla göstermektedir. Fidye ödemeye gücü yetmeyen fakir fukara sınıfından Bedir esirlerinin okuma yazma bilmesi, Mekke’deki okuma yazma oranının o kadar düşük olmadığını da göstermektedir. Kur’ân’daki kağıt-kalem-mürekkeb ayetleri, onların kemiklere taşlara yazmadığını da göstermektedir…

       Ve’l-hâsıl; İslâm öncesi Arapları mağaralarda yaşayan ilk çağ insanları değillerdi. Şiir bilecek, sevecek kadar duygusal/ince zevk sahibi, dili etkin bir şekilde kullanacak kadar akıllı, çölün ortasında ekonomik sistem kuracak kadar zeki, gerektiğinde düşmanını dahi koruyacak kadar erdemli; yalanladıkları Hz. Peygamber’in karşısına çıkıp “Vallahi sen yalancı değilsin” diyecek kadar da dürüstlerdi!

       Yanlış anlamaların önüne geçme adına söyleyeyim; bu faziletlere sahip olmaları kötülükleri olmadığı anlamına tabi ki gelmiyor. Demek istediğim; bu insanlara vururken az biraz insaflı olunması gerektiği. Sahabe neslinin neredeyse tamamına yakını cahiliye dönemi insanıdır.

       Çağdaş Arap milliyetçisi araştırmacılar arasında yaygın olan İslâm öncesinin aşırı bir şekilde yüceltilmesi şeklindeki yaklaşımı da bir diğer uç olarak değerlendirmekteyiz. Öyle bir dönem ve profil çizmektedirler ki, insan ister istemez düşünüyor; Allah niye Peygamber göndermiş ki diye. Hani ara ara bizimkiler arasında parlayan Hz. Peygamber’i Türk yapma çabalarının bir karşı görünümüdür aslında bu yaklaşım.

       Çözüm; itidal, itidal, itidal!

21/03/2018

Popüler Siyer Yazıcılığının ilk örneği Siyer Yıllığı I okurlarıyla buluşuyor
Ülkemiz Siyer yayınlarına ilk kez popüler tarzda kaleme alınmış bir Siyer kitabı eklendi. Yazar kadrosunun tamamı akademisyenlerden oluşan Siyer Yıllığı,...
Hicret, Endülüs Siyer Kitaplığından çıktı
Doç. Dr. Cahit Külekçi’nin kaleme aldığı Hicret, okuyucusuyla buluştu. Mekke’den Medine’ye hicreti tüm yönleriyle ele alan çalışma Siyer Kitaplığının on sekizinci...
Siyer Tasarımı üçüncü baskısıyla raflarda
Prof. Dr. Şaban Öz’ün, geçmişten günümüze Hz. Peygamber’i anlam çabasını ele aldığı çalışması Siyer Tasarımı yepyeni bir dizgi ve kapak tasarımıyla...
Bayramımız mübarek olsun
  Siyer Araştırmaları Topluluğu olarak Kurban Bayramımızı kutluyor, İslam alemi için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Facebook Twitter WhatsApp Google+
ABD’nin ülkemize yönelik saldırısını kınıyoruz
15 Temmuz darbe kalkışmasının bir numaralı sanığı FETÖ elebaşısı başta olmak üzere ülkemizin yakalama ve tutuklama kararı çıkardığı suçluları iade...
Siyer İnşa Projesinin ilk kitabı tamamlandı
Siyer Araştırmaları Topluluğunun önemli projelerinden olan ilk Siyer kaynaklarının inşa edilmesine yönelik ilk adım, Asım b. Ömer b. Katade’nin Risalesi’nin...
III. Siyer Tez Değerlendirme Toplantısı başvuru süreci başlıyor
Siyer Tez Değerlendirme Toplantılarının üçüncüsü   bu yıl Kahramanmaraş’ta düzenlenecek.  İlk iki toplantıda sadece Siyer ve İslam Tarihi disiplinlerinden başvuru alınırken...
Prof. Dr. Şaban Öz ve Dr. Feyza Betül Köse’nin yeni makaleleri sitemize eklenmiştir.
Prof. Dr. Şaban Öz’ün  FETÖ’nün Peygamber Tasavvuru ve Siyer İstismarı; Dr. Öğr. Üyesi Feyza Betül Köse’nin İlk Medine Şehir Tarihçisi...
Siyer Araştırmaları Dergisinin 4. sayısı yayımlandı
  Siyer alanında akademik ve hakemli bir dergi olarak yayın hayatını sürdüren Siyer Araştırmaları Dergisinin dördüncü sayısı çıktı.  Ocak-Haziran ve...
Doç. Dr. Cafer Acar’ı tebrik ediyoruz.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İslami İlimler Fakültesinde görev yapmakta olan ve Siyer ve İslam Tarihi alanlarında çalışmalarını sürdüren Yard. Doç....
Doç. Dr. Mahmut Kelpetin’i tebrik ediyoruz.
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde görev yapmakta olan ve Siyer ve İslam Tarihi alanlarında çalışmalarını sürdüren Yard. Doç. Dr. Mahmut Kelpetin...
Büyük İslâm âlimi Fuat Sezgin vefat etti
Çağdaş büyük İslâm âlimi Prof. Dr. Fuat Sezgin, bu sabah vefat etti. Sezgin Hoca, gerçekleştirdiği eşsiz çalışmalarla alanı olan İslâm Bilim...
Prof. Dr. Şaban Öz’ü tebrik ediyoruz
Siyer Araştırmaları Topluluğunun kurucusu, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Şaban Öz Hocamız, 28/06/2018 tarihi itibariyle aynı fakültenin...
İki yıl süren İlahiyat Öğrencilerinin Hz. Peygamber Algısı Araştırması sonuçlandı
İlahiyat fakültelerinde öğrenim görmekte olan öğencilerin zihinlerindeki Hz. Peygamber algısı, Resulullah’ın günümüz İlahiyat gençliği tarafından nasıl anlaşıldığı, çevrenin öğrencilerin zihin...
Lanetliyoruz
Kudüs’ün özgür Filistin Devletinin siyonistler tarafından işgal edilmiş başkenti olduğunu ve bir gün mutlaka hak ettiği özgürlüğe kavuşacağına olan inancımızı...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ