UA-113875625-1

Bir Doktora Tezinin Ardından (I)

Bir Doktora Tezinin Ardından (I)

Bir doktora tezi, onu hazırlayana sadece akademik bir kimlik kazandırmaz. Tez, aynı zamanda insanın meselelere farklı noktalardan bakmasına imkân verir. Üstelik ele aldığınız konuyu birbirinden farklı mütebahhir âlimler üzerinden incelediğinizde onların nasıl düşündüklerini, olaylara hangi açılardan baktıklarını ve fikirlerini ispat adına ne türlü deliller sunduklarını öğrenmeye başlarsınız. Bu sayede Umberto Eco’nun “Gülün Adı” adlı romanındaki kahramanına konuşturduğu üzere “devlerin omuzlarına çıktığınız için çok uzak ufukları görme imkânına sahip olabilirsiniz.” Hiç değilse bir zamanlar aklınıza takılan, düşündüğünüz ve bir karara ulaştığınız halde paylaşmaya cesaret edemediğiniz fikirlere geçmişte yaşayan devlerin onay verdiğini görürsünüz. Diğer bir ifade ile söz konusu büyük zihinler ilgili konuda tıpkı sizin gibi düşünmüşlerdir. Ne var ki henüz okumadığınız için o bilgiden haberdar değilsinizdir. Fakat aklın yolu birdir fehvasınca aynı konuda dehâlar ile aynı kanaati taşıdığınızı öğrendiğinizde bundan alacağınız hazzı başka şeylerde bulmanız oldukça zor olacaktır.

Doktora yeterlilik sınavına ilk girdiğimde başarısız olmuştum. Saygıdeğer hocama başarısızlığımın sebebini sorduğumda bana iki gerekçe göstermişti. Bunların ilki akademik bir üsluba sahip olmayışımdı. Soğuk, donuk, biraz kuru ve özellikle edebiyattan uzak cümleler kurmam gerekiyordu. Yapı itibariyle buna müsait olmasam da zamanla söz konusu kusurumu aşmaya çalıştım. Fakat hocamın söylediği ikinci hatam belki pek çoklarının hatasıyla aynıydı: “Okunan her bilgiyi süzgeçten geçirmeden doğru addetmek, bilgi sahibinin ağırlığı altında ezilmek ve ona karşı çıkamamak, hele ki bu bilgi büyük bir âlimin bilgisiyse…”

İkinci defa girdiğim yeterlilik sınavı sonrasında danışmanım, Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’nin Te’vîlâtü’l-Kur’ân adlı eserinden bir konuyu çalışmamı tavsiye etmişti. İlgili konu da Üstâd’ın farklı müfessirler ile karşılaştırmak suretiyle ele alınmasını gerektiriyordu. O âna kadar ne yazık ki tanımadığım üstelik itikatta mezhep imamımız olan Mâtürîdî’yi gücüm ölçüsünde okumaya başladım. Okudukça şaşkınlığım ve O’na olan hayranlığım artmaya başladı. O, selefine saygı duyuyor, hürmetlerini sunuyordu. Fakat bu durum İmam’ımızın onların fikirlerinin ağırlığı altında ezilmesine neden olmuyordu. O’nun engin birikimi, olağan dışı bir zihin yapısı ve bunun sonucu olarak oluşturduğu ilkeleri vardı. Allah, peygamber, Kur’ân ve sahâbe tasavvuru vardı ve kendinden önceki büyük zihinlerin düşünceleri O’nun tasavvurlarıyla çeliştiğinde açıkça “burada bir problem söz konusudur ya haberde bize ulaşmayan eksik kelimeler var ya da haber sahih değildir” diyerek metin bir duruş sergiliyordu. Kimseden çekinmiyor, doğru olduğunu düşündüğü kararının ardında duruyordu. Ona göre Hz. Peygamber’den başka kimse masum değildi. Masum olmayan her bir insanın hata yapma ihtimâli ve dahî hakkı vardı. Bu nedenle O meâlen şöyle demişti:

Cenâb-ı Allah, Hz. Peygamber’in verdiği hükmü, hiçbir sıkıntı ve burukluk duymadan kabul edinceye değin kullarının mümin olamayacağını beyan etmiştir. (Nisa 4/65) Bu ayet, masum olmayan kimsenin vermiş olduğu hükümlerde sıkıntı ve burukluk duyulabileceğini diğer bir ifade ile masum olmayan kişilerin vardığı sonuçları kabullenme zorunluluğunun olmadığı anlamına gelmektedir. Benzer şekilde Allah ve rasülüne eziyet edenler dünyada ve âhirette lanetlenirler (Ahzap 33/57) ayetini mefhum-u muhâlifinden okuduğumuzda bu, masum olmayan kimsenin görüşünü reddetmenin lanetlenmeyi gerektirmediği sonucuna varmaktadır. Aynı durum Allâh ve Resulü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir erkek ve kadının, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur (Ahzab 33/36) ayeti için de geçerlidir. Buna göre masum olmayan bir kimsenin hükmü söz konusu olduğunda kişinin seçme hakkı vardır. (Mâturîdî, Te’vîlât, c. VIII, s. 332)

Bu büyük zihin, muhakkik allâme üstâd Mâturîdî’nin teorik olarak zikrettiği kuralının uygulama örneklerini nasip olursa sonraki yazılarımızda nakletmeye çalışacağız.

Şimdilik hoş kalın…

01/11/2018

Kocaeli’de düzenlenecek Tüm Yönleriyle Hz. Peygamber ve Ahlakı Sempozyumu’ndayız
Prof. Dr. Şaban Öz ve Dr. Feyza Betül Köse, Tüm Yönleriyle Hz. Peygamber ve Ahlakı Sempozyumu’na tebliğleriyle katılacaklar. Ensar Vakfı,...
Dr. Feyza Betül Köse’nin Hz. Peygamber’in Aile Bireylerinin Cenaze Merasimleri adlı makalesi sitemize eklenmiştir.
Dr. Feyza Betül Köse’nin 2018 yılı Ekim ayında Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi’nde yayımlanan Hz. Peygamber’in Aile Bireylerinin Cenaze Merasimleri başlıklı...
Prof. Dr. Adem Apak ile kariyeri, çalışmaları, “Kabile” kitabı ve Siyer Araştırmaları’na dair bir röportaj gerçekleştirdik.
S.A.Ö.T.: Sizi kitaplarınızın ilk sayfalarında yer alan biyografi bölümlerinden tanıyoruz,  fakat “Adem Apak kimdir?” bunu bir de kendisinden duymak isteriz....
Prof. Dr. Adnan Demircan ile Bedevi kitabı ve ülkemizdeki Siyer çalışmalarına dair bir ropörtaj gerçekleştirdik.
S.A.Ö.T: Prof. Dr. Adnan Demircan’ı kendi dilinde tanımak istiyoruz. Okurlarımız için kendinizi tanıtabilir misiniz? Prof. Dr. Demircan: Mardin’in Ömerli ilçesinde...
Prof. Dr. Şaban Öz-Mevzu Haber/Hadis Literatüründe Hz. Ebu Bekr tebliği görüntü kaydı Youtube kanalımız ve video galeriye eklenmiştir
Prof. Dr. Şaban Öz tarafından  2 Kasım 2018 tarihinde Hz. Ebu Bekir Sempozyumu’nda sunulan tebliğin video kaydı için tıklayınız.
Hz. Ebu Bekir Sempozyumu’ndaydık
Prof. Dr. Şaban Öz ve Dr. Feyza Betül Köse Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin 2-3 Kasım tarihlerinde düzenlemiş olduğu Hz....
KSÜ Siyer Araştırmaları Öğrenci Topluluğu açıldı
Siyer Araştırmalarının önemli bir etabı daha faaliyete geçti. KSÜ bünyesinde faaliyet gösterecek olan KSÜ Siyer Araştırmaları Öğrenci Topluluğu, 25/10/2018 tarihli...
İslam ve Model İnsan Sempozyumu’nda Prof. Dr. Şaban Öz ve Dr. Feyza Betül Köse tarafından sunulan tebliğler sitemizde
KSÜ İlahiyat Fakültesi tarafından 26-27 Nisan 2018 tarihlerinde Kahramanmaraş’ta düzenlenen Uluslararası İslam ve Model İnsan Sempozyumu’nda yer alan çalışmalarımız sitemize...
siyerarastirmalari.com 1 yaşında
Geçtiğimiz yıl 23 Ekim’de Prof. Dr. Adem Apak, Prof. Dr. Adnan Demircan ve Prof. Dr. Şaban Öz’ün katılımlarıyla gerçekleşen mütevazi...
Cumhuriyet Ünv. İlahiyat Fakültesi, Hz. Ebu Bekir Sempozyumu düzenliyor.
Geçtiğimiz yıl Uluslararası Hz. Ömer Sempozyumu’nu düzenleyen Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi bu yıl da Hz. Ebu Bekr Sempozyumu’nda alanın uzman...
Prof. Dr. Şaban Öz ve Dr. Feyza Betül Köse’nin yeni çalışmaları sitemize eklenmiştir
Prof. Dr. Şaban Öz tarafından kaleme alınan İlk Dönem Siyer Merviyatında Hz. Ömer Profilleri ve  Dr. Feyza Betül Köse’ye ait...
Siyer Okumaları, Prof. Dr. Şaban Öz’ün katılımıyla gerçekleştirildi
KSÜ Siyer Okumalarının bu haftaki makalesi FETÖ’nün Peygamber Tasavvuru ve Siyer İstismarı, yazarı Prof. Dr. Şaban Öz tarafından değerlendirildi. KSÜ...
Prof. Dr. Şaban Öz, Siyer Okumalarında
KSÜ Siyer Okumaları bu hafta Prof. Dr. Şaban Öz’ü misafir ediyor. Prof. Dr. Öz, geçtiğimiz aylarda yayımlanan FETÖ’nün Peygamber Tasavvuru...
İlahiyat Buluşmaları, kapanışı Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu ile yaptı
Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu, bu yılki İlahiyat Buluşmalarının son konuğu oldu. İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen söyleşinin moderatörlüğünü ise Prof....
“Hz. Peygamber’i Anlamak” panelini gerçekleştirdik
Prof. Dr. Adem Apak ve Prof. Dr. Adnan Demircan, İlahiyat Buluşmalarının dördüncü programının konuşmacıları oldular. Prof. Dr. Zekeriya Pak’ın moderatörlüğünde...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ