UA-113875625-1
Hz. Peygamber'i anlama ve anlatma yolunda...

Hz. Peygamber’in Hayatını Yeniden Yazmanın Nasıllığı?

Hz. Peygamber’in Hayatını Yeniden Yazmanın Nasıllığı?

Mısır’da bir adam artık insanların birbirleriyle sözlü olarak aktardıklarını çeşitli işaretlerle aktarmaya yarayan bir sistem geliştirdiğini söyleyerek destek için kralın huzuruna çıkar. Kral, başlangıçta adamı çok fazla ciddiye almadığı için kabul etmez ancak adamın ısrarları karşısında dinlemeye karar verir. Adam insanlar arasındaki konuşmanın yerini alacağına inandığı icadını krala sunar. Kral, duydukları karşısında daha da hiddetlenerek, “Biz birbirimizle konuşarak zor anlaşıyoruz, bu eciş bücüş şeyleri kullanarak mı anlaşacağımızı zannediyorsun? Bunlar bizim birbirimi yanlış anlamamızdan öte herhangi bir işe yaramaz” diyerek adamı huzurundan kovar.

Yazının ortaya çıkışıyla ilgili anlatılan bu ilginç hikayeyi pek çok yönden değerlendirmek mümkündür. Ancak her ne şekilde ele alırsak alalım bunların odak noktasını sözlü kültürün yazıya geçişteki değişim ve dönüşümü oluşturacaktır. Diğer bir deyişle sözlü kültürde metinler, cümleler hatta kelimeler yaşamla bir bütünlük kurmakta ve bunun üzerine düşünce ve anlam ifade etmekte, yazıya dökülmesi anında ise sözlü kültürün kazanımları farklılaşmak yaşamaktadır.

İster sözlü ister yazılı olsun metinler bir dil yapısı başta olmak üzere zihniyet ve kültür içinde doğmakta, bunlara göre şekillere, kalıplara aktarılmakta ve anlamlar kazanmaktadır. Bununla birlikte metinler, doğuşundan itibaren mevcudiyetlerini ister sözlü ister yazılı olarak sürdürsünler ortaya çıkışta kazanmış oldukları anlamlar değişim ve dönüşüm geçirmekte hatta pek çok defa paradigmaları yıkılmakta, anlama ve anlamlandırmak için metinlerin arka planları yeniden ve yeniden kurgulanmaktadır.

İşte böylece metinlerde sonsuz dönüşümler ve değişimler silsilesi oluşmaktadır. Çünkü muhataplar her daim değişmektedir. Realitede sadece şahısların farklılaşması, aynı metinlere farklı bir çift gözün bakması olarak görülse dahi aslında onların sahip olduğu dil, zihniyet ve kültürün metne yansıyarak yeniden anlamlandırılmasını da ifade etmektedir.

Sözlü kültürün yazılı kültüre geçişi, aynı şekilde sözlü ya da yazılı metinlerin mevcudiyetlerini olduğu hal üzere devam ettirmeleri halinde yaşadıkları farklılaşma olgusu diğer alanlarda olduğu Siyer’de de karşımıza çıkmaktadır. İşte bu durum salt metinsel açından dahi her dönemde aynı metinler okunmasına rağmen farklı anlamlar yüklenmesini sağlamakta ve Hz. Peygamber’in hayatının yeniden yazılması imkânını bizlere sunmaktadır.

Siyer metinlerinde yer alan “gün”lerle ilgili ifadeler, bu duruma bir örnek teşkil etmektedir. Malum olduğu üzere günümüzde yeni bir gün güneşin doğuşuyla başlamaktadır. Klasik dönem siyer metinlerinde ise bu durum farklılık göstermekte, gün güneşin doğuşuyla değil, batışıyla başlamaktadır. Dolayıyla güneşin batışı yeni bir günün başlangıcı anlamına gelmektedir. Bu durum metnin doğuşundaki gün paradigmasının yıkıldığını göstermektedir. Aynı şekilde bu paradigma günümüzdeki gün algısı esas alınarak yeniden kurgulanmıştır. Kuşkusuz, konuya ilişkin çok sayıda örnek verilebilir. Bu yeni anlam kazanmaların yansımalarını bazı çağdaş siyer kitaplarında görmekte de mümkündür.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ