Michelina Di Cesare

01.04.2020
A+
A-
Michelina Di Cesare

Bu haftaki yazım için düşündüğüm isim, aslında başka bir oryantalistti son ana kadar. Ancak, son zamanlarda gözüme sıklıkla çarpan Batı’da Hz. Muhammed tasavvuru ve algısı konusuna dair eserler, bir süredir kütüphanemde duran bir kitabı hatırlattı: The Pseudo-Historical Image of the Prophet Muhammad in Medieval Latin Literature: A Repertory (Berlin-Boston, DeGruyter 2011)

Açıkçası, yazarı Michelina Di Cesare’nin ismini ilk defa ve sadece bu kitapla duydum ve itiraf etmeliyim ki, kendisine dair çok fazla bir malumat sahibi değilim. Son birkaç gün internetten yaptığım araştırmalarla hakkında bazı malumata sahip olduğum yazarın asıl uzmanlık alanının Orta Çağ Latin arşivleri ve el yazmaları olduğunu gördüm. 2007 yılından itibaren Orta Çağ Latin kaynaklarında Hz. Muhammed konusunda çalışmalar yapmaya başlayan Di Cesare’nin bu alanda birkaç büyük projede yer aldığı CV’sinde görülmektedir. Nihayetinde yukarıda adını zikrettiğim eser de bu minvalde bir araştırma projesinin ürünü olarak karşımıza çıkmıştır. Konuya dair makaleleri şunlardır:

  • “New Sources for the Legend of Muḥammad in the West”, in East and West, 58 (2008), pp. 9-31
  • “Appendix” to: Maria Vittoria Fontana, “Muḥammad and Khadīja in an Illustration of a 14th century manuscript of the Satirica ystoria by Paulinus Venetus (ms. Vat. Lat. 1960)”, in Gerhard Wolf – Catarina Schmidt Arcangeli (eds.), Islamic Artefacts in the Mediterranean World: Trade, Gift Exchange and Artistic Transfer, Venezia, Marsilio 2010, pp. 210-212
  • “Crossing Boundaries, Creating Images: In Search of the Prophet Muhammad in Literary and Visual Traditions: An Interdisciplinary Project”, in Rivista di Storia del Cristianesimo 7/2 (2010), pp. 555-559
  • “Un’inedita biografia latina del Profeta Muḥammad”, in Scienze dell’Antichità 17 (2011), pp. 743-747
  • “A 15th-century syncretistic representation of the Prophet Muḥammad in a French manuscript (Bibliothèque nationale de France, ms. français 52, f. 97r)”, in Eurasian Studies 10 (2012), pp. 261-280
  • “The Prophet in the Book: Images of Muḥammad in Western Medieval Book Culture”, in Avinoam Shalem (ed.), Constructing the Image of Muhammad in Europe, Berlin – New York, DeGruyter, 2012, pp. 9-32
  • “Pietro il Venerabile, Kaʽb al-Aḥbār e il Signum Ionae: per una nuova interpretazione del ‘ritratto’ di Muḥammad nel Corpus Cluniacense”, in Marco Palma — Cinzia Vismara (eds.), Per Gabriella. Studi in ricordo di Gabriella Braga, Cassino, Edizioni Università di Cassino, vol. 2, pp. 771-796

Önceki yazılarımdan farklı olarak burada makalelerini paylaşmış olma sebebim, özellikle Latin kaynaklardaki Hz. Muhammed tasavvurunu ve algısını ortaya koymaya yönelik gayretini göstermek içindir. Bu tasavvuru ve algıyı ortaya koyarken de olumlu anlamda belli ön-kabullerle hareket ettiği aşikardır. Yukarıda mezkur kitabının adından da anlaşılacağı üzere, “sözde” tsavvurlar üzerinde durmaktadır. Kitapta, 741 ila 1387 yılları arasında kaleme alınmış 53 el yazması bulunmaktadır. Kitabın Giriş bölümünde ifade ettiği şekliyle “Orta Çağ’ın Hıristiyan yazarlarınca üretilen [Hz.] Muhammed’e dair sözde-peygamber, deccal, lâ-dinî kişilik algısı”nın kaynağını teşkil eden Latin kaynaklar, “Modern dönemdeki İslam-karşıtı söylemin gelişiminde en çok yazıya dökülmüş ve en etkili” üründür. Sekizinci ve ondördüncü yüzyıllar arasında, kroniklerden, evrensel tarihlerden, reddiyelerden, şerhlerden, şiirlerden ve Arapça çevirilerden oluşan ve Hz. Muhammed’i konu edinen 150 kadar eserin varlığından söz eden Di Cesare, bunların Avrupa ve Doğu’daki Hıristiyan krallıkları bölgelerinde üretilip yayıldığını ifade etmektedir. Yine Giriş bölümünde aynı zaman diliminde (1110-1137) ve aynı coğrafyada (Fransa) üç din adamı (Hugh of Fluery, Gautier of Compiegne, Raoul of Caen) tarafından kaleme alınan üç el yazmasındaki (Historica Eccleseiastica, Otia de Machomete, Gesta Tancredi) Hz. Muhammed tasavvurunu ele alan ve karşılaştıran Di Cesare, her birinin İslami rivayetlere uygunluğu açısından farklılığını tespit etmiştir. Birinin bu farklılıkları nasıl izah edeceği sorusunu soran Di Cesare, bunun yazın türü ve yazının amaçlarıyla ortaya konabileceğini belirtmiştir. Bu yöntemle üç ana paradigmaya ulaşan Di Cesare, bunları sözde-tarihsel Muhammed, efsane Muhammed ve eskatolojik Muhammed olarak sınıflandırmaktadır. Bunlardan ilki, kısmen İslami rivayetlere bağlı kalınarak Hıristiyan inancı içerisinde yoğrulmak suretiyle üretilirken, ikincisinde zaman ve mekan mehfumu önemsiz halde kalmakta ve sadece örneklik ve ahlaki yönleri vurgulanmaktadır. Son olarak da özellikle Haçlı kroniklerinde görünen bu paradigmaya göre Hz. Muhammed, Kubbetü’s-Sahra’nın fethinin önündeki Hıristiyanlığın son düşmanı olarak resmedilmekte ve Haçlı seferlerinin bir bakıma teolojik anlamı vurgulanmaktadır.

Kitabında, bu üç paradgima bağlamında, sözde-tarihsel Muhammed tasavvuruna dair el yazmalarını bir araya getiren Di Cesare, Latince el yazmalarıyla ilgili özet ve detay bilgileri de sunmaktadır. Oryantalistlerin bilgi kaynaklarının temelini göstermesi ve klasik oryantalizmin zihin dünyasının şekillenmesinin altındaki yapıyı ortaya çıkarması bakımından oldukça önemli bir çalışma olduğu kanaatini taşıyorum. Nitekim, her ne kadar oryantalizmin kurumsallaşması on sekiz – on dokuzuncu yüzyıllarda vuku bulsa da fikrî oryantalizmin henüz sekizinci yüzyıllarda varlık bulduğu bu ve benzeri el yazmalarıyla görülmektedir. Bunların gün yüzüne çıkmasının, klasik oryantalizmin fikrî alyapısının ne derece mesnetsiz, ilmî kaygılardan uzak ve asli amacın dinî saiklerde gizli olduğunu göstermesi bakımından çok önemli olduğunu düşünüyorum.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.