UA-113875625-1

Sahip Olmak veya Olabilmek

Sahip Olmak veya Olabilmek

Günümüz dünyasında geçer akçe neye ve nelere sahip olduğumuzdur. Gerek insani ilişkilerde olsun gerekse bireysel hayatta olsun “insanların var olabilmesi için bir şeylere sahip olması gerekmektedir” önermesi oldukça geçerli görünmektedir. Geleneksel toplumlarda değerler daha öncelenip, maddiyat güya değersiz görülmektedir. Her ne kadar değerleri sözde öncelesek de, yazık ki önceliğimiz karşıdakinin neye sahip olduğudur. Örneğin toplum içinde unvanı olan bir insanla unvanı olmayan bir kişi aynı değeri görebilmektedir mi? “Dağdaki çobanla benim oyum bir mi?” hoyratlığı hangi temele dayanmaktadır? Ün, şöhret ve paranın değer görmesi neyi temsil etmektedir? Sahip olmanın inanılmaz hafifliğine hep beraber kafa yormamız gerekiyor.

Erich Fromm bu konuya oldukça kafa yormuştur. Bu nedenle “Sahip Olmak ya da Olmak” adlı bir eser yazmıştır. Erich Fromm her şeyden önce iyi bir hümanisttir. Hümanizmin temeli insana değer vermektedir. İnsana, salt insan olduğu için hakkını teslim edebilmek. Sahip olmak; kişinin mala mülke, çocuğa, servete ya da küçük bir metaya sahip olmasını içermektedir. Olmak ise insanın sadece insan olarak var olabilmesi ve değerlerle yaşayabilmesidir. Sahip olmayı minimal bir metaforla açıklayacak olursak; insanın sosyal medyada daha fazla arkadaşının ve takipçisinin olması, sahip olmacı yaklaşımı göstermektedir. Olmak ise kişinin sıkı dostluk ve arkadaşlık ilişkisi içinde çevresinin olabilmesidir.

Fromm sahip olma ile olma arasındaki farkı anlatırken bir çiçeği örnek vermekten kaçınmaz. Fromm, sahip olma eğilimli bir insan güzel kokulu bir çiçeği gördüğünde hemen çiçeği yolup kendinin olmasını ister. Olmak eğilimli bir insan ise güzel bir çiçek gördüğünde o çiçeği koklar ve o güzelliğin orada devam etmesi için öylece zarar vermeden bırakır demektedir. Günümüz dünyasında son çıkan en iyi telefonu alma çılgınlığı da bu örneğe benzememekte midir? İnsani ilişkilere bakıldığında sahip olma temelli insan, arkadaşlarının kendine fayda sağlaması dolayısıyla dostluk ilişkisini devam ettirir. Hâlbuki olma eğiliminde olan bir kişi arkadaşını fayda amacı gütmeden olduğu gibi kabul eder. Sahip olma eğiliminde olan bir insan bürokrat ve nüfuzlu insanlarla ilişki kurmayı amaçlar çünkü bu insanlar kendine fayda sağlayacaktır. Olma eğilimini yeğleyen insan ise arkadaşlarını seçerken onun sahip olduğu ün ve makama kapılmaz. Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz.

Sahip olma ve olma konusunda sağlık, mutluluk ve başarı da tartışmaya açılmaktadır. Sağlıklı, mutlu ve başarılı olmanın anahtarı sahip olmak mı yoksa var olabilmek mi? Günümüzde insanların çoğunluğu savaş veya kıtlıktan ölmüyor. İntihar ederek ya da obeziteye bağlı olarak ölenlerin sayısı savaşta veya kıtlıkta ölenlerin sayısından kat kat üstündedir. Bunun nedenleri üzerine proaktif yaklaşımlar geliştirmemiz gerekiyor.

Bu örnekler üzerinden bakacak olduğumuzda İslam dininin öncelediği insan modeli de olma eğiliminde olan insandır. Çünkü İslam dini hiç kimseyi ayırt etmemiştir. İslam’ın ilk dönemlerine bakacak olduğumuzda köle ile hür bir tutulmuştur. Fakir zengin demeden herkese kucak açmıştır. Allah-u Teâla’nın buyrukları da insanların ayrıştırılmaması, doğada hiçbir canlıya narsistik özelliklerden dolayı zarar verilmemesi yönündedir. Dolayısıyla bu iki eğilim sahip olmak ya da yaşayabilme özgürlüğü gösterebilme olarak da düşünülebilir. Sahip olma mahkûmiyet, olmak (yaşamak) özgürlüktür.

Okuma Tavsiyesi:

Sahip Olmak ya da Olmak

Yuval Noah Harari: Homo Deus

Yuval Noah Harari: Sapiens

05/05/2019

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ