Siyer’in Diğer Dinlerle İlişkisi

02.06.2018
A+
A-
Siyer’in Diğer Dinlerle İlişkisi

     İslam’ın ortaya çıktığı ilk dönemlerde Hz. Peygamberin yaşadığı bölge göz önüne alındığında,  farklı din ve inançların olduğu ve bunlarla muhatap olunduğu görülmektedir. Bu durum diğer dinlerin bilinmesini gerekli kılmıştır. Siyer için en temel kaynak olan Kur’an, bu dinlerin mevcudiyetine dikkat çekerek bunlar arasından sadece İslam’ın, Allah tarafından kabul edileceğini belirtilir (3/Âl-i İmrân: 85). Bir başka ayette ise Allah, Hz. Muhammed’in, Mekkeli müşriklere “benim dinim bana, sizin dininiz size” (109/Kâfirûn:6) demesini istemiştir. Böylece tek geçerli dinin İslam olmasının yanında diğer dinlerin varlığı, İslam’ın bu dinlerle bir arada olduğu, tercih konusunda ise serbest bırakıldığı görülmektedir. 

       Kur’an’da anlatılan kıssalar, cahiliye dönemi adetleri, dinlerin isimleri de dahil, diğer dinlerle ilgili kısım Kur’an’ın bütünü değerlendirildiğinde yaklaşık üçte ikisini oluşturmaktadır. Bunlar arasında “Cahiliye dönemi Arap dini” olarak da tanımlanan putperestlik bölgede en yaygın olanıdır. Ayrıca Mecusiler, Sabiiler ve tek tanrıya, Allah’a, inanan ve sadece ona yönelip dua eden Hanifler mevcuttur. Ehli kitap olarak isimlendirilen, Kur’an’da en çok bahsi geçen Yahudiler ve Hıristiyanlar da bu topraklarda yaşamaktadır. Dolayısıyla bu dinleri incelemek hem hadis ve Kur’an’ın anlaşılmasında hem de o dönemin aydınlatılmasında önem taşımaktadır.

En güzel sözlerin bulunduğu bu web sayfasını incelemelisiniz. Sevgiliye güzel sözler göndermek için sözlere ihtiyacınız varsa siteye bakmalısınız.

       Ancak bu dinler ele alınırken dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Bunlardan biri Yahudilik ve Hıristiyanlıkta yek pare bir grubun ya da inanç sisteminin olmadığının bilinmesidir. Merkez ana grup ve ana gruptan ayrılan diğer grupların bulunduğu göz önünde tutulmalıdır. Zira gruplara ayrılmış dinlerin öğretileri de değişiklik gösterir. Bu farklılık bilinmediğinde günümüz üzerinden hareket edilir ya da ana grubun öğretileri dikkate alınır. Ancak bu durum bizleri yanlış çıkarımlara götürecektir. Hıristiyanlarda aforoz edilen, sapkın olarak görülen grupların, dönemin merkezi Anadolu’dan kaçarak civardaki bölgelere, özellikle Arap topraklarına yerleştikleri bilinmektedir. Diğer bir mesele dinlerdeki önemli ayrılık noktalarının da bilinmesi gerektiğidir. Zira ayrılıklar grupların farklılaşma noktalarını bizlere sunar.

       Bu hususlardan başka diğer dinlerde kullanılan terimler ve uygulamaların doğru bilinmesi gerekmektedir. Yanlış bilinen ya da karıştırılan kavramlar ciddi yanlış anlaşılmalara sebep olacaktır. Dönemin Hıristiyanları ile ilgili bir yazıda monoteist (tek tanrıya inanma) ve monofizit (Hz. İsa’daki Tanrı yönünün, beşer yönünü absorbe etmesi ve sadece tanrı tabiatına sahip olması) kavramlarının karıştırılması, karşılaştığım ciddi bir yanlışa örnek olarak gösterebilirim. Ayrıca verilerin sadece İslami bakış açısıyla değerlendirilmemesi gerekir.

       Sonuç olarak Hz. Peygamber’in muhatap olduğu kitle ile ilgili verilecek sağlıklı veriler, Siyer’in ve Kur’an’ın da doğru anlaşılmasını ve yorumlanmasını sağlayacaktır. Bu durumda dinlerin ele alındığı disiplin olan Dinler Tarihinin Siyer’e yapacağı her katkı, Siyer’in de dinler tarihine sağlıklı bilgi vermesini sağlayacaktır. Dolayısıyla diğer dinler ve inançlarla ilgili edinilecek bilgi hem o dönemin aydınlatılmasında hem de Siyer’in doğru anlaşılmasında önem arz etmektedir.

02/06/2018

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.