UA-113875625-1

Yazmak Sorunu

Yazmak Sorunu

Hangi konuda ve hacimde olursa olsun “yazı” yazmanın başlı başına bir sorun olduğunu kabul etmeliyiz. Yazmak alışkanlığı edinmek, geliştirmek, sürdürmek ve hatta sanata dönüştürmek, yapıtlar vermek…

 Yazma sorununu aş(a)mayanların “çok yazmayı” eleştirmeleri ve hatta “okumayı” esas kabul ettiklerini söylemelerinin, açıkçası “ucuz bahaneler”den başka bir karşılığı yoktur. “Okumak için yazılmış olması” gerektiği gerçeği dahi başı başına bu kesimin bütün iddiasını çürütmeye fazlasıyla kâfidir.

Bu çerçevede “yazı” yazmayı “Allah vergisi” olarak değerlendirme taraftarı olmadığımızı da belirtmeliyiz. “Yazı” yazmak, el yeteneklerinin gelişimiyle alakası olmayan “geliştirilebilir/öğrenilebilir” bir yeterlilik ve yetkinliktir. Güzel resim yapmak, güzel sesli olmak  “Allah vergisi” kategorisinde değerlendirilebilir ama bir makaleyi, bir hikâyeyi, bir romanı yazmak “Allah vergisi” bir yetenekten çok, azim ve kararlılık gerektirmektedir. E onlar da yok ise? Herkes yazmak zorunda değil zaten… 

En azından “yazı”daki tırnakları kaldırmak adına şunu da eklememiz gerekir ki, “sesleri çizmek” ile yazı yazmak ayrı konulardır. Cemil Meriç’in hocasının “aklına her geleni yazmak, yazmak değildir” dediği gibi, sesleri çiziyor olmanız da sizleri yazan yapmaz.

Yazmak, her zaman zordur. Bu yüzden bu zorlukla ne kadar erken tanışır, ne kadar erken daha çok hatalar yaparsanız, yazı yeti ve kudretinizi hep daha ileriye taşırsınız. Hata yapmaktan değil, hata yapacak yazıyı yazmamaktan korkmak işin püf noktasıdır. Unutmamak gerekir ki asla ve asla hata yapmayan akademisyenler “hiç yazmayanlardır”!

Yazmaya başlamadan önce şiddetle tavsiyem ise heybenizi doldurmanızdır. Heybenizi dolduruncaya kadar da kitap tanıtımları, sadeleştirmeler, çeviriler yapmanız başlangıç düzeyinde cümle kurma ve ifade yeteneğinizi geliştirecektir. Hepsinden öte hiçbir surette bırakmamanız gereken ise “günlük yazma” alışkanlığı edinmektir. Günlükten kastım haliyle “sevgili günlük bugün kahvaltıda yumurta yedim”lerin konu edildiği “sesleri çiziktirmek” değil, sizi “yazar” yapacak olan düşüncelerinizi, duygularınız “metin” haline getirmenizdir.

14/07/2020

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ