UA-113875625-1

Zihnî Şiddet Mağduru Kadın: Kültürel Algının Dini Algıya (!) Dönüşmesi

Zihnî Şiddet Mağduru Kadın: Kültürel Algının Dini Algıya (!) Dönüşmesi

Kadın için doğru bir konum belirlemek; öncelikli olarak varlığın hangi zeminde ele alındığını tespit etmek, sonrasında ise bu varlık zemini içerisinde kadının mahiyetini tartışmaya açmakla mümkündür. Dolayısıyla meseleye yaratma konusundan başlamak gerekmektedir.

Kur’an-ı Kerim’de “yaratma”nın temeline konulan fiilleri incelediğimizde; bir değer ortaya koyma ilkesinin somutlaştığı ilk yaratma/yok iken varlığa çıkarma anlamına gelen “ibdâ‘”; hem yaratılan varlığın hem de bu varlığın meydana getirmesi beklenen eylemlerin gelişmeye dönük olması anlamını içeren “inşâ”; meydana getirilen varlığın hem şekilsel özellikler açısından hem de iç donanım açısından kâmil bir düzenlemeye sahip olmasını ifade eden “tesviye” ve ahirette insanın eylemlerinin sorumluluğunu taşımasına imkân verecek bir yapıya sahip olacağını ifade eden “i‘âde” kavramlarıyla karşılaşmaktayız.

Kur’an’da “yaratma” eyleminin karşılandığı bir diğer kavram ise “halk”tır. Bu kelime, temelinde ‘doğru bir biçimde oranlamak ve ölçümlemek’ anlamını taşımaktadır. Var Edici, varlığa getirdiği her bir varlığı; hem var edilme amacına uygun bir donanım ve içerikle hem de varlığını devam ettirebilmesine imkân tanıyacak hâricî bir çevreyle donatarak meydana gelen varlığın ölçümlemesini yani “halk”ını tamamlamıştır. Varlıklar içerisinde tabiatı itibariyle farklılaşan insan da bu ölçümlemenin içerisinde yerini almaktadır. İnsanın “halk”ı; ahsen-i takvîm zemininde şekli tasarımı, ahlâk zemininde ise içyapıyı kapsamaktadır. Halk kavramıyla aynı köke sahip olan ahlâk, yalnızca içyapıda kalan pasif bir kuvve değil aynı zamanda insanın karakterinin, mizacının, huylarının eyleme dönük yapısını da içermektedir.  

Yapısında eyleme dönük olma özelliği bulunan insan “bilmeyi isteyen”, “anlama çabası içinde olan” ve “değer yükleyen” fıtratını, başta kendisi olmak üzere varlık âlemine yönlendirir ve neticede diğer varlıklardan farklı olarak kendisinin bir bilinç varlığı olduğu sonucuna varır. Bilinç sahibi bu varlık, erkek ve kadından oluşan insan varlığının “aynı özden” yaratıldığını; aralarına, birlik ve uyum sağlamaları, birbirlerinin bütünleyicileri olmaları için “sevgi ve rahmet” (30/21) konduğunu ve bu lütuf sayesinde bir araya gelebilmekte ve “tevhid”i hayatlarında gerçekleştirebilmekte olduklarını görür. Fakat insan bilinç varlığı olma özelliğini yitirip kültür varlığı olduğu anda hem zihin hem de gelenek kalıplarıyla örtülür. Bu bakış açısı; varlık, bilgi ve değer konularını kapsayan tüm alanlara sirayet etmektedir. Bu konular kapsamına giren kadın da kültürün bir parçası olmayı kabul ettiği için öncelikle kendilik algısı bakımından “kendi”sinin; sonrasında ise toplumsal zihniyetin esiri olmuştur.

Bu kültürel algının dini literatürü etkilediği de bir gerçektir. Kur’an; bireysel ve toplumsal direnişin sembolü olması açısından Hz. Meryem için ‘insanlık için ibret’ (23/50) şeklinde bahsederken; söz, düşünce ve uygulamalarında adaletten yana tavır sergileyen bir örnek olması açısından Sebe Melikesi için ‘övülen siyasi bir lider’ (27/23, 32) prototipi çizerken; ‘hak olandan yana bir başkaldırı’ (66/11) modeli olarak Asiye’den ve ‘toplumun çığlığı’ olan (58/1) Havle b. Salebe’den bahsederken; tarihsel süreç bu temelin aksine işlemiş ve literatürümüz kadını ikinci sınıf gören, aşağılayan, değersiz addeden söylemlere yer vermiştir. Bu söylemler vahiy kaynaklı değil, söz konusu zihniyetin bir ürünüdür. Çünkü hem aklî hem dinî hem de örfî zeminde kadın meselesini değerlendirdiğimizde; aynı özden yaratılan; bir başka ifadeyle cins bakımından aynı özelliklere sahip olan; yaratılış aşamaları bakımından bir fark barındırmayan; üzerine inşa edildiği temeller ve var olma gerekçesi açısından aynı ilkelere karşılık gelen; hak ve sorumluluklar bakımından aynı edinimler ve müeyyidelere muhatap olan ‘erkek’ ve ‘kadın’ varlığı arasında, bir öncelik-sonralık ya da bir üstünlük-alçaklık hiyerarşisinin varlığını kabul etmek tutarsızlıktır.

Bu minvalde “Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: O konuda fetvayı ancak “Allah” veriyor.” (4/127)  ayeti, o dönemde sosyal bir problem olan kadın konusunda önemli bir uyarı yapmaktadır. Ayetten anladığımıza göre, kültürel kodlara göre konuşma ihtimali olan peygambere dahi bu konuda söz söyleme yetkisi verilmemiştir. Dolayısıyla yaratılış bakımından eşit, yaşamı devam ettirme bakımından adil bir düzlemde bulunan kadın ve erkek arasında çizilen bu derin uçurum; ancak yaratmanın bir ayrım içermediği, ‘var’ olmanın bir değere karşılık geldiği, farklı yetenek ve kabiliyetlere sahip bu iki cinsin bir bütün oluşturma amacına matuf olduğu farkındalığıyla aşılabilir. Aksi halde kadına yönelik devam edegelen zihnî/psikolojik şiddet ve toplumsal şiddet varlığını koruyacaktır.   

30/08/2018

Kocaeli’de düzenlenecek Tüm Yönleriyle Hz. Peygamber ve Ahlakı Sempozyumu’ndayız
Prof. Dr. Şaban Öz ve Dr. Feyza Betül Köse, Tüm Yönleriyle Hz. Peygamber ve Ahlakı Sempozyumu’na tebliğleriyle katılacaklar. Ensar Vakfı,...
Dr. Feyza Betül Köse’nin Hz. Peygamber’in Aile Bireylerinin Cenaze Merasimleri adlı makalesi sitemize eklenmiştir.
Dr. Feyza Betül Köse’nin 2018 yılı Ekim ayında Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi’nde yayımlanan Hz. Peygamber’in Aile Bireylerinin Cenaze Merasimleri başlıklı...
Prof. Dr. Adem Apak ile kariyeri, çalışmaları, “Kabile” kitabı ve Siyer Araştırmaları’na dair bir röportaj gerçekleştirdik.
S.A.Ö.T.: Sizi kitaplarınızın ilk sayfalarında yer alan biyografi bölümlerinden tanıyoruz,  fakat “Adem Apak kimdir?” bunu bir de kendisinden duymak isteriz....
Prof. Dr. Adnan Demircan ile Bedevi kitabı ve ülkemizdeki Siyer çalışmalarına dair bir ropörtaj gerçekleştirdik.
S.A.Ö.T: Prof. Dr. Adnan Demircan’ı kendi dilinde tanımak istiyoruz. Okurlarımız için kendinizi tanıtabilir misiniz? Prof. Dr. Demircan: Mardin’in Ömerli ilçesinde...
Prof. Dr. Şaban Öz-Mevzu Haber/Hadis Literatüründe Hz. Ebu Bekr tebliği görüntü kaydı Youtube kanalımız ve video galeriye eklenmiştir
Prof. Dr. Şaban Öz tarafından  2 Kasım 2018 tarihinde Hz. Ebu Bekir Sempozyumu’nda sunulan tebliğin video kaydı için tıklayınız.
Hz. Ebu Bekir Sempozyumu’ndaydık
Prof. Dr. Şaban Öz ve Dr. Feyza Betül Köse Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin 2-3 Kasım tarihlerinde düzenlemiş olduğu Hz....
KSÜ Siyer Araştırmaları Öğrenci Topluluğu açıldı
Siyer Araştırmalarının önemli bir etabı daha faaliyete geçti. KSÜ bünyesinde faaliyet gösterecek olan KSÜ Siyer Araştırmaları Öğrenci Topluluğu, 25/10/2018 tarihli...
İslam ve Model İnsan Sempozyumu’nda Prof. Dr. Şaban Öz ve Dr. Feyza Betül Köse tarafından sunulan tebliğler sitemizde
KSÜ İlahiyat Fakültesi tarafından 26-27 Nisan 2018 tarihlerinde Kahramanmaraş’ta düzenlenen Uluslararası İslam ve Model İnsan Sempozyumu’nda yer alan çalışmalarımız sitemize...
siyerarastirmalari.com 1 yaşında
Geçtiğimiz yıl 23 Ekim’de Prof. Dr. Adem Apak, Prof. Dr. Adnan Demircan ve Prof. Dr. Şaban Öz’ün katılımlarıyla gerçekleşen mütevazi...
Cumhuriyet Ünv. İlahiyat Fakültesi, Hz. Ebu Bekir Sempozyumu düzenliyor.
Geçtiğimiz yıl Uluslararası Hz. Ömer Sempozyumu’nu düzenleyen Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi bu yıl da Hz. Ebu Bekr Sempozyumu’nda alanın uzman...
Prof. Dr. Şaban Öz ve Dr. Feyza Betül Köse’nin yeni çalışmaları sitemize eklenmiştir
Prof. Dr. Şaban Öz tarafından kaleme alınan İlk Dönem Siyer Merviyatında Hz. Ömer Profilleri ve  Dr. Feyza Betül Köse’ye ait...
Siyer Okumaları, Prof. Dr. Şaban Öz’ün katılımıyla gerçekleştirildi
KSÜ Siyer Okumalarının bu haftaki makalesi FETÖ’nün Peygamber Tasavvuru ve Siyer İstismarı, yazarı Prof. Dr. Şaban Öz tarafından değerlendirildi. KSÜ...
Prof. Dr. Şaban Öz, Siyer Okumalarında
KSÜ Siyer Okumaları bu hafta Prof. Dr. Şaban Öz’ü misafir ediyor. Prof. Dr. Öz, geçtiğimiz aylarda yayımlanan FETÖ’nün Peygamber Tasavvuru...
İlahiyat Buluşmaları, kapanışı Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu ile yaptı
Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu, bu yılki İlahiyat Buluşmalarının son konuğu oldu. İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen söyleşinin moderatörlüğünü ise Prof....
“Hz. Peygamber’i Anlamak” panelini gerçekleştirdik
Prof. Dr. Adem Apak ve Prof. Dr. Adnan Demircan, İlahiyat Buluşmalarının dördüncü programının konuşmacıları oldular. Prof. Dr. Zekeriya Pak’ın moderatörlüğünde...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ