Ruth Roded

01.04.2020
A+
A-
Ruth Roded

Şüphesiz ki, insanın düşünce dünyasını, düşünme şeklini ve dahî düşlerini, içinde bulunduğu ve yaşadığı çevreden bağımsız ne anlayabilir, ne de yorumlayabiliriz. Bu, ilim dünyasının bireyleri için de böyledir. Bu köşede ele alacağım çağdaş Siyer oryantalistlerine biraz bu gözle bakmaya çalışıp, mümkün mertebe ilmî çalışmaları üzerinden onları tanıtmaya gayret göstereceğim. Bu bağlamda, Ankara İlahiyat Fakültesinde öğrenciliğim zamanında kendisinden ders alma şerefine nail olduğum merhum Prof. Dr. İbrahim SARIÇAM ile Prof. Dr. Mehmet ÖZDEMİR ve Prof. Dr. Seyfettin ERŞAHİN hocalarımın İngiliz ve Alman Oryantalistlerin Hz. MUHAMMED Tasavvuru adlı kitabı ve Doç. Dr. Şaban ÖZ hocamın “Oryantalist Düşüncede Hz. Peygamber’i Tanımlama Paradoksu veya Oryantalist Tarafsızlar” başlıklı makalesi, önceki yazımda dile getirdiğim çağdaş Siyer oryantalistlerinin düşünce dünyasındaki ve düşünme şeklindeki kırılmayı dolaylı ve/veya doğrudan işaret eden çalışmalardır. Nitekim, bu kırılmanın yahut değişimin bir anda olduğu, yahut objektif yazan/yazmaya çalışan oryantalistlerin bu değişimi tamamen yansıttığı gibi bir algıya ulaşmak henüz mümkün değil. Ancak, “öteki” düşmanlığından, dinî fanatizm körlüğünden sıyrılan isimlerden söz edebiliriz. Bu çerçevede temas edeceğim ilk isim, Ruth Roded olacaktır.

Yahudi asıllı ve aynı zamanda ABD vatandaşı olan Profesör Ruth Roded (d. 1943), halen The Hebrew University of Jerusalem’de Orta Doğu Sosyal ve Kültürel Tarihi kürsüsünde çalışmaktadır. Ağırlıklı olarak “İslam’da Kadın” konusunda çalışmalar yapan Roded, Hz. Peygamber döneminden günümüze kadar İslam’ın kadın algısını ortaya koyma uğraşındadır. Bu minvalde Women in Islamic Biographical Collections, from Ibn Sa’d to Who is Who (1994), Women in Islam and the Middle East (1999) kitapları zikredilebilir. Ayrıca, çoğunluğu kadın konusunda olmak üzere birçok makalesi de yayınlanmış olup, halen üniversitede Hz. Muhammed’in hayatı, Orta Doğu’nun sosyal ve kültürel tarihi gibi konularda dersler vermektedir.

Roded’ın Kur’an ve Hz. Muhammed algısını ortaya koyan en net ifadeyi Women in Islam and the Middle East adlı eserinde görebiliriz: “[Hz.] Muhammed, ilahi vahyi aldı ve belirli bir tarihî zamanda ve belli bir coğrafi ve sosyal ortamda peygamberlik görevini üstlendi.” Roded’a göre, Kur’an ve Sünnet, Müslümanlar için İslam’ın kurucu ve temel unsurları olup, hayatın birçok alanında Müslümanların davranış ve tutumlarını şekillediren değişmez gerçeklerdir.

Kadın konusu özelinden hareketle, Müslüman dünyasının bugün karşı karşıya kaldığı sorunlara dair çözüm önerilerini tarihsel ve kültürel bir yaklaşımla ele almaktadır. İslam’ın Kur’an’daki ahlaki mesajlarla fıkhi emirlerinin ve Hz. Muhammed’in hadis ve sünnetlerinin terkibiyle Arapça dilinde, belirli bir zaman aralığında ve belli bir mekanda şekillendiğini belirten Roded, zaman içerisinde farklı kültür ve coğrafyadaki Müslümanların, bunları kendi şartlarına göre yorumladığını söylemektedir. Yani, mevcut sorunların kaynağı olarak İslam’ı ve İslam’ın kurucu unsurları Kur’an ve Sünnet’i değil; bunları yaşadıkları dönem ve şartlara göre yorumlayanların miras bıraktıklarını bugüne aynen taşıyanlarda görmektedir. Bugün karşılaşılan bu sorunların çözümü için yine Kur’an ve Sünnet’e dönülmesi ve İslam’ın birincil kaynaklarıyla birlikte bunların yeniden yorumlanması gerektiğini ifade etmektedir. Nitekim, Roded’ın çalışmalarına bakıldığında, İslam’ın ilk el kaynaklarına sıklıkla referansta bulunduğu görülecektir. Roded, Batı tarafından İslam’a atfedilen olumsuzlukları, dinî vechiyle değil, kültürel ve tarihî şartlarla açıklamaktadır. Ayrıca, kıyasın bugünden geçmişe değil, çağdaş unsurlarla yapılması gerektiğini ve yine kültürel ve coğrafi şartların dikkate alınarak değerlendirilmesini teklif etmektedir.

Son söz olarak, karşılaştığımız, karşılaşmaya aşina olduğumuz Oryantalistlerden Kur’an ve Hz. Muhammed algısıyla farklı bir tipoloji sergiler Roded. Ayrıca, her ne kadar Siyer alanında çalışan bir tarihçi olsa da, o İslam dünyasındaki mevcut sorunlara yönelik teklifleri olan bir araştırmacıdır. Bunun da temelinde yukarıda kısaca açımlamaya çalıştığımız tarihsel eleştirel yöntemini kullanması yatmaktadır.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.